Showing posts with label Son Dakika. Show all posts
Showing posts with label Son Dakika. Show all posts

Sunday, February 28, 2010

Özgürlük gelirse ülkeme dönerim

İran’da Dijital Film düzenlemeleri yapan 31 yaşındaki Nigar Azizmuradi, Raelyen tarikatını önce internetten tanıdı. Dinlerin öğrettiği Tanrı kavramına inanmadığı için Raelyenliği benimsedi. İki yıl önce Antalya’da düzenlenen seminerde özel törenle tarikata katıldı. Nigar Azizmuradi, başından geçenleri şöyle anlattı: “Antalya’daki seminere gitmeye hazırlanırken, İran gizli servisindekiler bana, ‘Ne yaptığını biliyoruz’ dedi. Geçen yıl evim basıldı. Gözaltına alındım, ancak işkence görmedim. Türkiye’ye gelmeye karar verdim. Birleşmiş Milletler’e de başvurdum. Ülkemi ve insanlarımı seviyorum. Rejim değişirse ve İran’a özgürlük gelirse dönmek isterim. Bu benim en büyük hayalim. İran güzel bir ülke.”
Özgürlük gelirse ülkeme dönerim

Wednesday, December 23, 2009

Abisinden hamile kaldı


İlköğretim okulu mezunu F.D., dün gece mide ağrısı şikayetiyle babası Ö.D. tarafından Numune Hastanesi Acil Servisi'ne getirildi. Burada muayene edilen ve tahlil için kan alınan genç kızın ayrıca röntgen filmi çekildi. Doktorlar, genç kızın hamile olduğunu ve doğum sancısının başladığını fiziki muayenede anlamadı. Film çekildikten sonra ihtiyaç gidermek için hastanenin tuvaletine giden F.D., sancıları artınca burada bir kız bebek doğurdu.
DOĞURDUĞU SONRADAN ANLAŞILDI
Bebeği çöpe attıktan sonra yeniden doktorun yanına dönen kızın çekilen film sonuçlarında hamile olduğu belirlendi. Tuvaletteki doğumdan habersiz olan hastane doktorları, kadın- doğum servisi bulunmadığı için genç kızı Sivas Devlet Hastanesi'ne sevk etti. Sevkle hastaneye gelen genç kıza yapılan muayenede karnında bebek olmadığı ortaya çıktı. Yapılan fiziki muayenede genç kızın kısa süre önce doğum yaptığı belirlendi. Bunun üzerine polis ekiplerine Haber verilerek bebeğin bulunması için çalışma başlatıldı.
Numune Hastanesi'nde yapılan araştırmalar soncunda, tuvaletteki çöp kutusunun içinde bir poşetteki bebek ölü olarak bulundu. Bebek cesedi, polis ekipleri tarafından alınarak otopsi için Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna gönderildi.
AĞABEY İSTANBUL'A GİTMİŞ
Hastane tuvaletinde ölü bulunan bebeğin yapılacak otopsi sonrasında ölü olarak mı doğduğu, yoksa doğduktan sonra mı öldüğünün belirleneceği öğrenildi.
Olay sonrasında polisler, F.D.'nin babası 55 yaşındaki Ö.D.'yi gözaltına aldı. Baba Ö.D., olayla ilgili herhangi bir bilgisi bulunmadığını dile getirdi. Hastaneye yatırılarak tedavi altına alınan F.D. ise verdiği ilk ifadesinde, ağabeyi A.D.'nin kendisiyle 7.5 ay önce köydeki evlerinde ilişkiye girdiğini, ancak korktuğu için bunu kimseye söylemediğini, hamile olduğunu da bilmediğini anlattı. Yapılan araştırmada 15 gün önce köyden çalışmak amacı ile İstanbul'a gittiği öğrenilen ağabey A.D.'nin de aranmasına başlandığı bildirildi. Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
Genç kızın mide ağrısı şikayetiyle başvurduğu sırada yapılan fiziki muayenesinde karnında hamileliği gösterebilecek fiziki bir belirti olmadığı öğrenilirken, genç kıza acil serviste müdahalede bulunan Doktor E.E. doğumun yaklaştığı durumlarda bebeğin kasıklara doğru inmesi nedeni ile karnın düz bir görüntü aldığını, hamileliğin ancak çekilen filmlerden sonra tespit edildiğini dile getirdi.
10 ÇOCUKLU AİLE
8 çocuklu Ö.D. ve E.D. çiftinin kızları F.D.'nin ailenin 6'ncı, ağabeyi A.D.'nin ise 4'üncü çocuğu olduğu öğrenildi. Anne E.D.’nin 1998 yılında öldüğü, ardından baba Ö.D.'nin ikinci evliliğini yaparak C.D. ile hayatını birleştirdiği ve bu evlilikten de 2 çocuğu daha olduğu öğrenildi.

Abisinden hamile kaldı

Saturday, December 12, 2009

Avrupa Türk kadınına önyargılı

Panele katılan Şafak, Türk kadınının pek çok alanda aktifleşip güçlendiğini söyledi. AP Sosyal Demokratlar Grubu Başkan Yardımcısı Johannes Swoboda’nın açılış konuşmasını yaptığı panelde, 2009 EurActiv Yaratıcılık Özel Ödülü’nü alan ‘Neyse Halim Çıksın Falim’ isimli belgesel Film de gösterildi.Avrupa Parlamen-tosu’nda düzenlenen ‘Kadın Bakışı ile AB-Türkiye İlişkileri’ konulu panele katılan yazar Elif Şafak, ‘Türkiye’de Kadın Olmak’ başlıklı bir konuşma yaptı. Avrupalıların Türk kadınına dair önyargıları bulunduğunu söyleyen Şafak, “Kültür ve sanat toplumlar arası iletişimi güçlendirir. Bu önyargıların giderilmesinde kültür ve sanat kilit rol oynayabilir” diye konuştu.‘Panelde konuşan Türkiye Vakfı Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan, geçmişle kıyaslandığında Türkiye’nin kadın-erkek eşitliği konusunda ilerleme kaydettiğini ancak yine de siyasete katılım oranının düşük olduğunu söyledi. Türk kadınının TBMM’de temsil oranının yüzde 9,1 olduğunu hatırlatan Bilgehan, Türkiye’nin kadın temsilci sayısında geride kaldığını söyledi.Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Başkanı Helene Flautre ise Avrupa’da kadın-erkek eşitliği konusunda çok çaba harcandığını söyleyerek, eşitliğin yasal düzenmeler ile getirildiğini söyledi.
Avrupa Türk kadınına önyargılı

Bektaş ‘Kafes ten adliyede

İddiaya göre Poyrazköy kazıları sonrası Bektaş’ın ev ve iş yerinde arama yapıldı. Bektaş’ın ofisindeki Film CD’sinin arka planına “data stash” isimli bir Program ile gizlenmiş dosya tespit edildi.
Bektaş ‘Kafes’ten adliyede

Wednesday, December 9, 2009

‘Bay Pardon’ ömrünü verdiği davayı kaybetti


1994 yılında Ordu’nun Gülyalı İlçesi’nde fındık bahçesinde kimliksiz bir ceset bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatan savcı, Kayıp başvurularını inceledi ve 53 yaşındaki Dursun Aldemir’den Haber alamadığını söyleyen eşi Fatma Aldemir’e ulaştı. Soruşturmayı yürüten savcı daha sonra Fatma Aldemir’le İstanbul’da komiser yardımcısı olarak görev yapan üvey oğlu Tuncer Aldemir’i çağırarak ifadelerini aldı. Fatma Aldemir ve oğlu kimliği belirsiz cesedin Dursun Aldemir’e ait olduğunu teşhis ederek savcıya cinayeti alacak meselesinden arkadaşı Hasan Ersoylu’nun işlediğini iddia etti. İddia üzerine soruşturmayı yapan savcının talimatıyla Hasan Ersoylu, İstanbul’daki işyerinden jandarmalar tarafından alınarak ifadesi alınmak üzere Ordu’ya getirildi. 16 Aralık 1994’de tutuklanan Ersoylu, çıkarıldığı mahkemede cinayet suçundan 20 yıl 10 ay ağır hapis cezasına mahkum edildi.
DÜZCE’DE BULUNAN CESET GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDIErsoylu cezaevine konulurken, diğer yandan Düzce’de bulunan kimliği belirsiz bir cesetle ilgili soruşturmada derinleşerek devam etti. Bu soruşturmayı yürüten savcının cesedi bulunan kişinin parmağında D.A. yazılı bir yüzük ve gömleğinin cebinde de hesap numarası olmasından şüphelenilen çeşitli rakamlarla ilgili araştırmalarını yoğunlaştırdı. Yapılan araştırma sonunda Düzce’de bulunan cesedin Dursun Aldemir’e ait olduğu tespit edildi. Oysa daha önce Dursun Aldemir’in cesedi 1994 yılında Ordu’da teşhis edilmiş ve hatta cinayet suçundan Hasan Ersoylu 20 yıl 10 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Düzce’de bulunan cesedin Dursun Aldemir’e ait olduğunun kesinleşmesinin ardından, Hasan Ersoylu’nun işlemediği bir suçtan 4 yıldır cezaevinde yattığı anlaşıldı. Tekrar mahkemeye çıkan Hasan Ersoylu’ya yapılan yanlış anlatılarak 8 Aralık 1998 tarihinde serbest bırakıldı.
HAYATI ‘PARDON’ ADLI Film OLDUErsoylu’nun yaşadıklarını ünlü oyuncu Ferhan Şensoy ‘Pardon’ adıyla film yaptı. İşlemediği bir suç yüzünden 4 yıl hapis yatan bu sırada bir bacağı da sakat kalan, eşi tarafından terk edilen Ersoylu, haksız yere cezaevinde yattığı için hukuk mücadelesi başlattı. Mağduriyetinin giderilmesi için avukatına vekalet vererek Avrupa insan hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 500 bin doları manevi olmak üzere toplam 1 milyon dolarlık tazminat davası açılmasını istedi. Ancak AİHM tarafından 12 Eylül 2003 tarihinde, Türkiye’deki iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bu istem reddedildi. Hasan Ersoylu, AİHM’in ret kararını Ağustos 2006 yılında öğrenince bu kez avukatı Ergün Özer hakkında Ordu Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukat hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan dava açıldı.
DAVASI SÜRERKEN HAYATINI KAYBETTİOrdu Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava devam ederken Hasan Ersoylu, geçen 7 Ekim'de yakalandığı akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Samsun’un Salıpazarı İlçesi Esatçiftliği Köyü’nde toprağa verildi. Hayatını büyük bir kısmını acı içinde geçiren, haksız yere cezaevinde yatarak mağdur olan Ersoylu hakkındaki son kararda Ordu Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi. Geçen ay sonuçlanan davada, Avukat Ergün Özer’in beraatine karar verildi. Mahkeme duruşmaya son verildiğini belirterek, “Sanık Ergün Özer’in Ersoylu’ya karşı işlediği iddia olunan memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunun fiilinin kanıtlanamadığı anlaşıldığından dolayı beraatine karar verildi” denildi.
Avukat Özer daha önce verdiği beyanlarda AİHM ile ilgili davayı kendi hukuk bürosunda çalışan Avukat Şenol Caner’in yürüttüğünü savunarak, gönderilen evrakların hiçbirisinde imzasının bulunmadığını söylemişti.
AVUKAT: BU KARARI GÖRMESİNİ İSTERDİMOrdu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Avukat Ergün Özer davanın sonuçlanmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada ise, “Hasan Ersoylu, tüm dilekçelerde imzası bulunan ve yine kendisinin verdiği çeşitli ifadelerde de, beyanlara da işlerinin Avukat Şenol Caner tarafından yürütüldüğünü söylemesine rağmen her nedense bu arkadaşı şikayet edeceğine benim hakkımda şikayetci olmuştu. Ancak yargılama sonucu benim beraatime, Avukat Şenol Caner hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Hasan Beyin bu kararı görmesini çok isterdim. Kendisine yapılan haksızlığı bana kendisi yaşatmış olmasına üzüleceğini zannediyorum. Ancak bu dava nedeniyle tanıdığım ve şahit olduğum haksızlığa hala çok üzülüyorum” dedi.
‘Bay Pardon’ ömrünü verdiği davayı kaybetti

Genç İletişimciler ödüllerini aldı

TÖRENDEN FOTOĞRAFLARAydın Doğan Vakfı’nın nitelikli medya çalışanı ve yöneticisi yetişmesine katkı sağlamak amacıyla iletişim fakültelerinde öğrenim gören lisans öğrencileri arasında düzenlediği 21’nci Genç İletişimciler Yarışması’nda dereceye girenler, ödüllerini Convention Center’da düzenlenen törenle aldı. Yazılı, görsel, radyo, reklam, halkla ilişkiler ve internet yayıncılığı ana dallarında düzenlenen yarışmaya 23 üniversiteden 796 öğrenci, 738 çalışmasıyla katıldı. 19 üniversitenin 132 öğrencisi 91 projeyle ödül aldı. En çok ödülü 18 projeyle Erciyes Üniversitesi aldı. BİLGİ OTORİTENİN TEMELİDİR FELSEFESİTören öncesinde genç iletişimciler, Doğan Holding Yönetim Kurulu ve Aydın Doğan Vakfı Başkanı Aydın Doğan ile sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Doğan ile fotoğraf çektirmek istelen öğrenciler birbirleriyle yarıştı. Bazı öğrenciler okulda çıkardıkları gazeteleri Aydın Doğan’a incelettiler. Sunuculuğunu Korhan Abay’ın üstlendiği gecede açılış konuşmasını yapan Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı, “ ‘Bilgi otoritenin temelindedir’ felsefesinden yola çıkan kurucumuz Aydın Doğan’ın eğitime olan güçlü inancı ve hiç eksilmeyen desteği ile Aydın Doğan Vakfı, Eğitim alanında bilgi ve referans kaynağı olan çalışmalar yapan platformlarda yer almakta ve ülkemizin dört bir yanında Okul ve yurtların yapımından, okullara dil eğitimi ve teknik donanım sağlanmasına kadar geniş bir yelpazede eğitim desteği vermektedir. Bunların arasında önemli bir paya sahip olan çalışmalardan biri de Genç İletişimciler Yarışmasıdır“ dedi. Törende ödüller, Doğan Holding Yönetim Kurulu ve Aydın Doğan Vakfı Başkanı Aydın Doğan, eşi Aydın Doğan Vakfı Başkan Vekili ve Doğan Holding Turizm Grup Başkanı Sema Işıl Doğan, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Aydın Doğan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi İmre Barmanbek, TGC Başkanı Orhan Erinç, Hürriyet Yayın Danışmanı ve Yazarı Doğan Hızlan, Hürriyet Yazı İşleri Müdürü ve Yazarı Tufan Türenç, Kanal D Genel Yayın Yönetmeni İrfan Şahin, Vatan Gazetesi Yönetim Kurulu Kurulu Başkanı Zafer Mutlu, Basın Konseyi Başkanı ve Hürriyet Gazetesi Başyazarı Oktay Ekşi, Radikal Gazetesi Yazarı Altan Öymen, Milliyet Gazetesi Başyazarı Güneri Cıvaoğlu, Doğan Yayın Konseyi üyesi Doğan Heper, Orhan Birgit, Dinç Üner, Doğan Yayın Holding Genel Koordinatörü Nebil İlseven, Doğan Gazetecilik reklam Grup Başkanı Viki Habif, Star TV Kurumsal İletişim Direktörü Feryal Pere, Eski Bakanlardan Cavit Kavak, Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Duna, Hürriyet Gazetesi Yazarı Sedat Ergin tarafından verildi. Yarışmada ayrıca ödül alan üniversitelerin dekanlarına plaketleri Aydın Doğan tarafından verildi. Yarışmada ödül alan tüm öğrenciler ve iletişim fakültelerinin dekanları toplu hatıra fotoğrafı çektirdi. Ödüllerini havaya kaldıran öğrencilerin coşkusuna Doğan Holding Yönetim Kurulu ve Aydın Doğan Vakfı Başkanı Aydın Doğan da eşlik etti.DERECEYE GİRENLERYazılı Dal;Yarışmada, en iyi Haber dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Çağdaş Düzgün 'Kayıp Demiryolunun İzinde' adlı çalışmasıyla, araştırma inceleme dalında birincilik ödülüne, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Dilek Altunöz 'Aynı Gök Kubbe Altında Bir Hoş Seda' adlı çalışmasıyla,Fotoğraf dalında birincilik Ödülüne, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Cemal Arslantaş 'Kızıl Ateş Önünde Tomurcuk Alın Teri' adlı çalışmasıyla,Magazin Haberciliği dalında birincilik ödülüne, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden İsmail Şahan '10 Kuruşla Avrupa Turu' adlı çalışmasıyla,Spor haberi dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Aypedri Muratova, Azamat Abdraev 'Kök Börü Oyunu Uluslararası Alanda Kırgızistan’ın Markası Olabilir mi' adlı çalışmalarıyla, Gazete Mizanpajı dalında birinciliği, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Volkan Yıldız, Semih Göktürk, Yunus Aslan, Gazete Kampus yer alan çalışmalarıyla,Dergi Mizanpajı dalında birinciliği, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinden Efe Kaptanoğlu De Dergisi, alan çalışmasıyla,Görsel Dal;Televizyon Haberi dalında birincilik ödülüne, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Cemile Nur Korkmaz ve Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Güven Çelik, Deniz Yıldız 'Küçük Okul Büyük Umut' adlı çalışmalarıyla,Belgesel dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Alican Nasirov, Almaz Supatev 'Kışla' adlı çalışmalarıyla,Kısa Film dalında birincilik Ödülüne, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Mehmet Güven, Şükrü Sürer 'Ateş Böcekleri' adlı çalışmalarıyla,Televizyon Jeneriği dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Yevgenıy Abdullaev 'Gloss' adlı çalışmasıyla,2 Dakikalık Kısa Film dalında birincilik ödülüne, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Hakan Kepenek 'Kaydet' adlı çalışmasıyla,İşitsel-Radyo;Haber Programı dalında birincilik ödülüne, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Gulıra Kalıkova, Kubat Kasımbekov 'Miras' adlı çalışmalarıyla,Müzik Programı dalında birincilik ödülüne, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden Salih Kafadar 'Konsept' adlı çalışmasıyla,Şov programı dalında birincilik ödülüne, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerinden Mert Alat Dilekçioğlu 'Gel de Evlenme' adlı çalışmasıyla,Reklam;Reklam Filmi Senaryosu dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Buket Gözen 'Işık Hızında Doğru Haber' adlı çalışmasıyla,Basın reklamı dalında birincilik ödülüne, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü öğrencilerinden Melik Atalay 'Durex- Geciktirici Etkili' adlı çalışmasıyla,Radyo Reklam Metni dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Fetih Dorum Akcen 'AFM' adlı çalışmasıyla,İnternet Reklamı dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Kürşat Fahri Divarcı 'Kullanıcı Hatası' adlı çalışmasıyla,Açıkhava Reklamı dalında birincilik ödülüne, İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü öğrencilerinden H. Talha Baltaoğlu, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Çoşan Göksel 'CNN-Türk Canlı Yayın' adlı çalışmalarıyla,Reklam Kampanyası büyük ödülü dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Nihan Uslucan, Özge Duru, Elif Kır 'Ehl-i Keyif' adlı çalışmalarıyla,Halkla İlişkiler;Kurumsal İletişim Projesi dalında, birincilik ödülüne Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencilerinden Çiğdem Arslan 'Krizde İnadına Birlikteyiz' adlı çalışmasıyla,Ürün Hizmet Tanıtım Projesiö dalında birincilik ödülüne, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencilerinden Gülce Bir, Başak Gezgin ve Reklam Bölümü öğrencilerinden Emre Samioğlu, Osman Nadir Aydın 'Kadının En Tatlı Sırrı' adlı çalışmalarıyla,İnternet Yayıncılığı;İnternet Yayını dalında birincilik ödülüne, Erciyes Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Mustafa Temel, Burak Somuncu www.haberciyes.com adlı çalışmasıyla,Kişisel Site dalında birincilik ödülüne, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinden Kenan Kaya www.yeditepenews.com adlı çalışmasıyla değer görüldü.ÖDÜLLERBirincilik ödülleri: Aydın Doğan Vakfı Ödül Heykelciği, 600 TL’lik para ödülü, Reklam Kampanyası Büyük Ödülü 750 TL'lik para ödülü, Petrol Ofisi kalem, İkincilik ödülleri: Aydın Doğan Vakfı Ödül Heykelciği, Ray Sigorta'dan Ferdi Kaza Sigortası, 2 adet kitap (Cumhuriyet ve Sinekli Bakkal), Üçüncülük ödülleri: Aydın Doğan Vakfı Ödül Heykelciği, 2 adet kitap (Cumhuriyet ve Sinekli Bakkal),Ayrıca ödül kazanan öğrencilere Temmuz-Eylül ayları arasında Doğan Medya Grubu'na bağlı gazete, dergi, televizyon ve radyolarda bir ay ile üç ay arasındaki mesleki bilgi ve görgü arttırma amaçlı hazırlanan programlardan yararlanma fırsatı verildi.
Genç İletişimciler ödüllerini aldı

Fotoğraf karesinden yansıyan derin hüzün

Sefa KAPLANGEÇTİĞİMİZ gün Kültür-Sanat sayfasında, ‘İstanbul’un Meşhur Edebiyatçıları’ kitabının kapağında yer alan önemli bir fotoğraf karesine yer vermiş ve “Sanayi-i Nefise’nin Edebiyat Şubesi için Alay Köşkü’nde bir araya gelen edebiyatçıların fotoğrafı, bugün herhangi bir fotoğrafta bile bir araya gelemeyen edebiyatçılara yönelik bir sitem sanki” demiştik. Kitap-lık’ın Aralık sayısı, sanki buradaki ‘sitemi’ yeniden hatırlatmak istercesine çıkıp geliverdi.Elit Kahvesi:1943Derginin kapağındaki o ünlü fotoğrafta yer alan isimler, yer alma biçimlerindeki zarafet, günümüzün edebiyat ortamına yönelik kaygıları besler nitelikte. Üstelik, bu kareyi de bir sitem olarak değerlendirecek isek, bu daha yakın devre ait bir sitem. Çünkü bu kare 1943 tarihini taşıyor.Üstelik bu fotoğraf, birbirini besleyen düşüncelerle birlikte sayısız çağrışımı da getiriyor beraberinde. Elini yanağına yaslayıp uzaklara dalmış olan Oktay Akbal, o hülyalı bakışlarla belki de ‘Önce Ekmekler Bozuldu’ kitabının sayfalarını tahayyül ediyor. Grubun tek gözlüklüsü olarak hemen dikkat çeken ve henüz gözleri gören Cemil Meriç’in dudağının kıyısından hakikaten ‘sarkan’ Sigara, ‘Bir Dünyanın Eşiğinde’ ya da ‘Mağaradakiler’in ta içinde olduğunu getiriyor akla hemen. Sait Faik’in sanki yeni briyantin sürülmüş gibi parlayan muntazam taralı saçları ise biraz önce Beyoğlu’nda Eleni’den ayrılmış, biraz sonra Marika ile buluşacakmış izlenimi vermiyor mu?Peki ya Behçet Necatigil? O her şeyiyle tam bir hüzün abidesi olan Behçet Necatigil, ‘Evlerle savaşımız, Savaşların çetini’ der gibi eğilmiş kendi içerisine. Salâh Birsel ise tıpkı ‘Boğaziçi Şıngır Mıngır’ın ara sokaklarında gezinir gibi müstehzi bir ifade takınmış, Yahya Kemal’in Çengelköy sırtlarındaki İhsan Kongar’ın evine dört hamal tarafından nasıl taşındığını anlatacakmışcasına tebessüm ediyor. Naim Tirali’nin ciddiyeti, fotoğrafçıya bakan tek insan olan İskender Fikret Akdora’nın yüz ifadesiyle birleşince, devre ait bilgilerimizi gözden geçirmemize yol açıyor. Fahir Onger’in kendine güveni ise Sait Faik’in ona dikilen bakışlarının hiç de haksız olmadığını düşündürtüyor ister istemez.Neden kadın yok Nihayet, fotoğraftaki tek bıyıklı olan Kenan Harun’un, Kitap-lık’ta yer alan Özdemir Asaf’la ilgili anıları, fotoğraftaki eksiklere de işaret ediyor bir bakıma. Mesela kimler olmalıydı bu fotoğrafta? Elbette Özdemir Asaf, Haldun Taner, onların yanında Attilâ İlhan, hemen ötede Necip Fazıl! Biraz ağabey, biraz üstad edasıyla Peyami Safa, daha genç olmakla birlikte Doğan Hızlan ve edebiyatın sadece erkek ‘iş’i gibi görünmesini yol açan fotoğrafa bir firketeyle iliştirilmiş gibi elbette ki Adalet Ağaoğlu...Oysa bugün yaşayan mühim şairlerimizden Hilmi Yavuz, İsmet Özel ve Enis Batur’u bir araya getirmek, böyle bir fotoğraf karesine yerleştirmek mümkün olur mu acaba? Olabilir diyen varsa, buyursun, bu sayfalarda öyle bir fotoğraf yayımlamak, edebiyatımıza son derece önemli bir katkı olacaktır hiç kuşkusuz...La Scala’da muhteşem galaReha ERUS / Roma İTALYA’nın Milano kentindeki ünlü La Scala Operası’nın mevsim açılış galasında George Bizet’in Carmen operası sahnelendi. Carmen, izleyicilerin büyük beğenisiyle karşılandı ve tam 14 dakika alkışlandı. Başrollerini Gürcü Mezzo Soprano Anita Rachvelishvili ile Alman Tenor Jonas Kaufmann’ın paylaştığı eseri Arjantinli orkestra şefi Daniel Barenboim yönetti. Operayı İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano da izledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de galaya davetliydi ancak işlerinin yoğunluğu nedeniyle katılamadı. Şovalye Jackson 175 bin dolarAŞIRI dozda ilaç alarak 25 Haziran’da hayatını kaybeden pop kralı Michael Jackson’ın resmedildiği tablo 175 bin dolara satıldı. Jackson tabloda beyaz bir at üzerinde, zırhlı şovalye giysiyle tasvir ediliyor. ABD’nin Florida eyaletindeki Miami kentinde çağdaş sanat eserleri için düzenlenen açık artırmada 175 bin dolara alıcı bulan tablo, Jackson tarafından 2008 yılında New Yorklu sanatçı Kehinde Wiley’e sipariş verilmişti. Ancak pop kralı, tablonun bitmiş halini göremedi. 3,51 metreye 3,10 metre ebatlarındaki tablonun kimin tarafından satın alındığı ise açıklanmadı. Yunanistanlı udîden saz semaileriORTAOKUL yıllarında Yunan geleneksel müziğine ilgi duymaya başlayan Yunanistanlı Georgios Marinakis altı yıl önce bir konser için İstanbul’a geldiğinde Türk musikisine ve ud enstrumanına ilgi duymaya başladı. Öyle ki üniversite eğitimini ve Müzik hayatını İstanbul’da devam ettirmeye karar verdi. Ayangil Türk Müziği Orkestra ve Korosu’yla çalışmalarına devam Marinakis, 19 Aralık’ta İstanbul’daki Galata Tanıtım ve Kültür Merkezi’nde saz semaileri icra edecek. Dinleti ücretsiz.GÖSTERİBroadway oyunu Kuşevi İstanbul’daBROADWAY’in ünlü oyunlarından Birdhouse Factory (Kuşevi Fabrikası), yarından itibaren 13 Aralık’a kadar İstanbul Maslak TİM Gösteri Merkezi’nde sahneleniyor. Amerika’nın ünlü gösteri kumpanyalarından biri olan ‘Cirque Mechanics’in sunduğu oyunda hayvan veya geleneksel üç halkalı sirk düzenini kullanılmıyor. 1930’lu yıllarda geçen Hikaye, bir ıvır-zıvır fabrikasındaki gündelik hayatın basit öyküsü üzerine kurulu. Charlie Chaplin’in Asri Zamanlar filminden ilham alan Oyun her yaştan seyirciye hitap ediyor. Biletler 40-100 TL arası.TİYATRO İki usta aynı sahnedeSABANCI Üniversitesi Gösteri Merkezi’nde bu akşam, Ali Poyrazoğlu ve Nilgün Belgün’ün biraraya geldiği “İyi Günde Kötü Günde” oyunu sahnelenecek. Pierre Palmade ve Michel Laroque ikilisinin yazdığı, Fransa’da çok beğenilen bir güldürü, farklı bir stil denemesi olan oyun, Ali Poyrazoğlu’nun uyarlaması. Saat 20:00’de başlayacak oyunun biletleri 7-10 TL, Biletix’te. KONSEREn iyi genç İtalyan yetenek geldiİTALYAN caz müzisyenleri Cinzia Roncelli ve Giovanni Mazzarino, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında İstanbul jazz Center’da. Bugün ve 10-11-12 Aralık’taki konserlerde Cinzia Roncelli’nin seslendireceği parçalara piyanosuyla Giovanni Mazzarino eşlik edecek. İtalya’daki “P. Mazza”, “Dedalo” ve “Sound City Studio” müzik okullarında caz vokal dersleri veren Roncelli, son albümü “My Shining Hour”da, Brodway müzikallerindeki Amerikan caz standartlarını tekrar yorumladı. Giovani Mazzarino ise 2003’te Music Jazz Rusconi dergisinin düzenlediği referandumda “En İyi Genç İtalyan Yetenek” dalında “Top Jazz” ödülünü kazandı.SİNEMAGeziciler Ankara’da15’İNCİ Gezici Festival, il il dolaşmaya devam ediyor. Bu akşamki durağı ise Ankara. Saat 18:45’te Batı Sineması Salon I’de İki Dil Bir Bavul adlı Film gösterilecek. Yıldırım Türker ulusal ve uluslararası birçok ödül alan İki Dil Bir Bavul üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatıyor. Biletler 6 TL. SERGİKoçan resimleri için son bir haftaHÜSAMETTİN Koçan’ın “Yüz Göz Resimleri” adlı resimlerini Galeri Işık Teşvikiye’de görmeniz için son bir hafta. 180x180 ebadında 15 resmin yer aldığı sergide Koçan, görmek ve yüzleşmek kavramlarını merkeze yerleştirerek görmenin öte boyutuna işaret ediyor. Tel: 0212 233 12 03.
Fotoğraf karesinden yansıyan derin hüzün

Tuesday, December 8, 2009

Babadan şok iddia


İSTANBUL Çatalca’da, 8 Temmmuz’- da Akvaryum Koyu’ndan cesedi çıkan kuaför Derya Çınar’ın (17) babası Mustafa Çınar, yüzme bilmeyen kızının tehlikeli olan koyda denize girmesinin şüphe uyandırdığını söyledi. Baba Çınar, kızını, sevgilisi Volkan G.’nin (23) öldürdüğünü ileri sürdü. Volkan G.’nin olay yerinden kaçarken görüldüğünü söyleyen Çınar, “Bir kişi sevdiğini denizde can çekişirken bırakıp kaçmaz. Volkan kızımı öldürmüş olmasa bile yardım etmeyerek ölümüne yol açtı. Kızımın telefon sim kartları ve fotoğraf makinesi Volkan G.’nin babası tarafından bana 2 gün sonra getirildi. Sim kartlar silinmişti. Fotoğraf makinesinin içinde de Film yoktu” dedi. Derya Çınar’ın yakın arkadaşı Sevgi Y. de (15) ifadesinde, Volkan G.’nin Derya Çınar’ı dövdüğünü öne sürerek, şöyle dedi: “Volkan olaydan 2 gün önce beni arayarak, ‘Arkadaşlarını iyi seç. Kendimi zor tutuyorum. Onu öldüresim geliyor’ dedi. Volkan’ın Derya’yı denize itmiş olacağını düşünüyorum.” Serbest bırakılan Volkan G. ise ifadesinde, “Derya kayanın üstündeyken ayağı kaydı. Denize düştük. Ben dışarı çıktım. Derya gülüyordu. Hiçbir şekilde bağırmadı. Su yuttuğunu tahmin ediyorum. Onu kurtarmaya çalıştım.” Savcılık, Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek raporu bekliyor. Baba Çınar’ın, Volkan G. hakkında açtığı tazminat davaları da sürüyor.
Babadan şok iddia

554 yıllık tersane müze olacak


İSTANBUL Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İdris Bostan, İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmesi, Denizcilik Müsteşarlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile tersaneyi müzeye dönüştürmek için çalışıyor. Tersanenin en önemli varlıklarından, üç taş havuz, başlarındaki kitabeler ve bekçi kulübeleri aslına uygun olarak restore edilecek. Havuzlarda Osmanlı’nın kullandığı kürekli, yelkenli ve buharlı gemileri temsilen aynı teknolojiyle gemiler inşa edilecek. Müzeyi gezenler, tarihi bir teknenin nasıl yapıldığını görecek, geminin içini gezebilecek. Aynı zamanda havuza su doldurup boşaltma işlemi de eskiden nasıl yapılıyorsa, öyle yapılacak. Bazı gemilerin inşasıyla ilgili belgeler de toplanarak sinevizyonlarla müzeyi gezenlere sunulacak. Yenikapı’daki metro kazısı sırasında ortaya çıkan Theodosius Limanı’nın batık gemileri de burada sergilenecek.Eski adıyla Tersane-i Amire, şimdiki adıyla Haliç Tersanesi’nin, Unkapanı Köprüsü ile Alibeyköy arasındaki sahil şeridinde, 40-45 bin kişi çalışıyor, yılda 150 gemi üretiyordu. Teknolojik gelişmeler ve filodaki büyüme dikkate alınarak ilk olarak Valide kızakları inşa edildi. 1787’de İtalya’daki Vezüv Yanardağ’ından gemilerle getirilen volkanik taşlarla, 19’uncu yüzyılda üç havuz yapıldı. 14, 28 ve 32 bin metreküplük havuzlar, yeraltından tünellerle birbirine bağlı. İTÜ’nün temelleri atıldı İlk mühendislik okulu Mühendishane-i Bahri-i Hümayun, şimdiki adıyla İstanbul Teknik Üniversitesi, 1773’te Haliç Tersanesi’nde gemi mühendisi yetiştirmek için kuruldu. Cumhuriyet döneminin ilk gemileri burada üretildi. Tersanede şimdi şehir hatları gemilerinin bakımları yapılıyor.
Kâbe Anahtarı’yla müzayede açılacak
İsmail AKTAŞ / İSTANBULPORTAKAL Sanat ve Kültür Evi tarafından, bir araya getirilen tablo, hat eserleri ve el yazmaları gibi 213 parça eser, 13 Aralık’ta düzenlenecek müzayedede satışa sunulacak. Müzayedenin gözdeleri ise 900 bin TL’lik fiyatıyla Süleyman Seyyid’in Karpuzlu Notürmort tablosu ve ismi açıklanmayan bir koleksiyonere ait Abbasi döneminden kalma Kabe Anahtarı olacak. 36 santim uzunluğundaki Kâbe Anahtarı’nın üzerinde gümüş kakma kufi yazıtta, El-Muntasır’ın ismi, 623 tarihi ve Ali İmran Suresi’nin 26’ncı ayeti yazıyor. Kâbe Anahtarı’nın fiyatı, müzayede günü verilecek tekliflere göre belirlenecek. Müzayedenin en yüksek fiyatlı eserleri ise şunlar:Süleyman Seyyid’in “Karpuzlu Natürmort” tablosu 900 bin TL, Osman Hamdi Bey’in “Naile Hanım Portresi” tablosu 450 bin TL.
Alev’in seramikleri Vallauris Kalesi’nde
Bülent OVACIKPİCASSO, Chagall ve Matisse gibi birçok ünlü sanatçının seramik ürettikleri Fransa’nın güneydoğusundaki Vallauris kasabası, Türk seramik ustalarından Alev Ebuzziya Siesbye’i ağırlayacak. Vallauris Kalesi’nde yer alan Seramik Müzesi, 5 Aralık 2009–8 Mart 2010 tarihleri arasında Alev Ebuzziya Siesbye’nin sergisine ev sahipliği yapacak. “Alev’in Seramikleri” başlıklı sergide 57 adet yüksek pişirimli seramik ve sanatçının ünlü markalar için ürettiği 56 adet cam ve porselen Tasarım yer alıyor.Alev Ebuzziya Siesbye’nin eserleri aralarında Londra Victoria and Albert Museum ve New York Cooper Hewit Museum’un da bulunduğu 36 müzenin koleksiyonlarında yer alıyor. Fransa’da Türk Mevsimi, Türkiye ve Fransa’nın Dışişleri ve Kültür Bakanlıkları’nın himayesinde düzenleniyor.
Rüyayla başlayan yolculuk Kadıköy’de
Ömer ERDEM / DHA2001’de resim yapmaya başlayan Mine Zabcı, kısa sürede bine yakın, soyut, akrilik, çizgi, fotoğraf, poster dizayn, heykel çalışmasına imza attı. İngiltere’deki Farnham’daki Yaratıcı Sanatlar Üniversitesi’nde (University for the Creative Arts) akademik Eğitim de alan Zabcı, Londra’daki sanat çevrelerinde “The Word is, was, will God” adlı kataloğunu tanıttıktan sonra İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor. Kataloğu Kozyatağı Bakraç Sanat Galerisi’nde izlenebilecek olan Mine Zabcı, resimle olan macerasını “Bir rüyayla başladı” diye anlatıyor.
Ankara’ya başvurular başladı
DÜNYA Kitle İletişimi araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, 11-21 Mart 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek 21’inci Ankara Uluslararası Film Festivali’ne başvurular başladı. Yarışmalı bölümler başvuru 8 Ocak 2010’a kadar sürecek.
GÜNÜN AJANDASI
Keribar’dan farklı bir üslup
Fotoğraf duayenlerinden İzzet Keribar’ın “Farklı Yaklaşımlar” isimli sergisi bugün İstanbul Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi’nde açılıyor. Keribar alışılagelmiş fotoğraf üslubunun dışına çıktığı 40 eserini 16 Aralık’a kadar sergileyecek.
10’uncu yılda yeni Proje
4 Ayak, dansın öncülerinden olan Zeynep Tanbay Dans Projesi 10’uncu yılını kutluyor. Ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl ve kim sorularıyla izleyicileri başbaşa bırakan yeni projesi ARAZ, bu akşam saat 20.00’de İstanbul’da CRR konser Salonu’nda.
Çocuklar müzeyle tanışsın
İstanbul Oyuncak Müzesi’nde yarın Faber-Castell atölyesi var. Hem büyüklerin hem de çocukların keyifli saatler geçireceği atölyede 11.00 - 13.00 saatleri arasında “Sihirli Kalemler Oyuncak Müzesi’nde” ve “Ellerim Şarkı Söylüyor” atölye çalışmaları yapılacak. Eğitimciler, çocuklara müzeyi gezdirecek ve yaratıcılık dersleri verecek. 0216 359 45 50.
Genç Osman’ın başına gelenler
Turan Oflazoğlu’nun yazdığı ve Şakir Gürzumar’ın rejisörlüğünü üstlendiği “Genç Osman” 6 Aralık’ta Ankara Büyük Tiyatro’da sahnelenecek. Akın Erozan, Tolga Tuncer’in rol aldığı oyunda genç ve tecrübesiz bir hükümdar olan Genç Osman’ın toplum hayatında ve devlet işlerinin yürümesinde yapmak istediği yeniliklere değiniliyor.
Bir demokrasi sorusu
Uluslararası birçok sergide küratörlük yapmış bağımsız Eleştirmen, sanatçı ve sanat tarihçisi Robert C. Morgan bugün saat 18.30’da Akbank Sanat’ta bir konferans verecek. “Sanatın Serbest Bölgesinde Demokrasi Sorusu” başlığı altında konuşulacak konferansa giriş ücretsiz olacak ancak mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Tel: 0 212 252 35 00.
554 yıllık tersane müze olacak

Resim fiyatları manipülatif mi


Ünlü Ressam Mehmet Güleryüz ise “Son yıllarda çağdaş Türk resminin yüksek fiyatlara ulaşması manipülasyonların sonucudur” diyerek tartışmayı başka bir zemine taşıdı.
ÜNLÜ ressamlarımızdan Burhan Doğançay’ın ‘Mavi Senfoni’ isimle eserinin rekor bir fiyatla 2.2 milyon liraya alıcı bulması, Contemporary İstanbul’un sadece satışlara endeksli bir hale gelmesi sanat dünyasını karıştırdı. Bu rakamın Modern Türk resminin geldiği noktayı ortaya koyduğunu savunanlar olduğu gibi, bunun aksini iddia edenler de mevcut. Edebiyat Dergisi Notos’a konuşan Mehmet Güleryüz, son yıllarda ortaya çıkan rakamların spekülasyonların bir sonucu olduğunu savunarak şunları söyledi:“Son yıllarda çağdaş Türk resminin yüksek fiyatlara ulaşması manipülasyonun sonucudur. Sanatçıdan ucuza elde edilmiş stokların açık artırmalar aracılığı ile belirli çevrelerle şişirilmiş fiyatlara el değiştirmesi hatırı sayılır kazançlar oluşturur. Bu büyük rakamlardan sanatçıların yararlandığı sanılmasın. Birçok büyük rakamlı satış sanaldır. Spekülatörler müzayede şirketlerinin yüzdelerini ve vergilerini ödeyerek, az bir giderle ellerindeki stokların değerini yükseltiyor. İşin garibi bunlar herkes tarafından biliniyor. Saygın yabancı açık artırma şirketlerince yapılan müzayedelerde de spekülatörlerimiz aynı müdahaleyi uyguluyor.”Güleryüz, müzayedelere seçilmenin giderek sanatçılar için bir prestij meselesi haline geldiğini belirterek, şu görüşlere yer verdi:“Müzayadeye seçilmek sanatçı için bir prestij meselesi oluyor ve aracılardan geçmeden müzayedeye katılınamıyor. Yabancı müzayede şirketince onaylanmış, değeri tescil edilmiş muhammen bedel şüphe götürmez diye düşünüldüğünden, yurtiçindeki müzayadelerde ortama alıştırılar çok yüksek fiyatlar iki üç misline hem de dolar bazında yükseltilebiliyor. Prestiji inanılır yabancı açık artırma şirketi kendi payını bu yüksek satıştan aldıktan sonra yüksek muhammen bedeli niçin onaylamasın?”
Aşk’ın kentinde Aşk’ı anlattı
KONYA /A.AMEVLANA ve Şems’i anlatan Aşk romanının yazarı Elif Şafak, romanının geçtiği Konya’ya yaptığı ziyarette “Konya’ya gelmek bilerek ertelediğim bir gönül borcu gibiydi” dedi. Konyalı okuyuculardan Aşk’tan sonra çok güzel mektuplar aldığını belirten Şafak, “Bu yoğun ilgi Konya ile kıymetli bir buluşmaya neden oldu. Şu an Konya’da olduğum için çok farklı duygular içindeyim” diye konuştu. “Ben Aşk’ı yazarken bir hayal kurdum ve onu anlattım” diyen Şafak, şöyle konuştu:“Tasavvufla bağım 16 yılı buluyor. Zamanla çok daha başka bir hal aldı. Aşk’ı daha önce yazabilir miydim, belki de yazamazdım. Örneğin Şems ile ilgili ‘Şems’i biz böyle bilmiyorduk, hiç bilmiyormuşuz’ diyen çok... Şems gölgede kalmış gibi... Aslında Mevlana ile Şems birbirlerini tamamlıyor, adeta et ve tırnak gibiler. Ateş ve su kadar da birbirlerinden farklılar.”
1001 Belgesel Film’de Hrant Dink de var
Dünyanın muhtelif ülkelerinden 121 Film, 11 Aralık`a kadar Fransız Kültür Merkezi, Pera Müzesi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Muammer Karaca Tiyatrosu, Kumbara Sanat, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi ve Tütün Deposu’nda. Osman Okkan’ın ‘Hrant Dink Cinayeti Dosyası’ ile Ümit Kıvanç`ın ‘19 Ocak`tan 19 Ocak’a’ belgeselleri özel ilgiyi hak ediyor. ‘Hrant Dink Cinayeti Dosyası,’ cinayet öncesini, Ermenilerle Türkler arasındaki ilişkileri, suikastın bugün iyice açığa çıkan ‘derin’ ilişkilerini ele alıyor. ‘19 Ocak`tan 19 Ocak`a ise cinayetten sonra yaşananları, cinayete giden süreçteki soruşturma rezaletini anlatıyor.
Nü fotoğraflar
PORTRE ve nü fotoğrafın büyük ustası İsviçreli fotoğrafçı Philippe Pache, Galeri InSitu’nun açılışı için İstanbul’da. ‘Figür ve Işık’ isimli sergiyle 7 Şubat 2010’a kadar Galeri InSitu’da sergileyecek olan Pache, InSitu’nun içinde kurulacak stüdyoda, özel portre seanslarıyla fotoğraf çekimi de yapacak. info@insituphoto.com / 0212 249 02 20
Uzak İhtimal Ankara’da
BU sene Türkiye sinemasının en çok konuşulan ve ödül alan filmlerinden Uzak İhtimal 15. Gezici Festival kapsamında Ankaralı sinemaseverlerle buluşuyor.Filmin ödüllü oyuncusu Nadir Sarıbacak da filmin gösterimi ardından seyircilerin sorularını yanıtlayacak. Uzak İhtimal, bugün saat 18.45’te Batı Sineması’nda görülebilir.
Halit Refiğ sayısı
AYLIK Sinema dergisi Altyazı, Aralık sayısında geniş bir dosyayla sinemamızın büyük ustalarından Halit Refiğ’i anıyor. Dosya, Ulusal Sinema Kavgası’ndan Yorgun Savaşçı’ya, Şehirdeki Yabancı’dan Gurbet Kuşları’na, Teyzem’den Karılar Koğuşu’na dek uzanıyor, hatta sınırlarını aşıp derginin diğer bölümlerine de taşıyor.
Duayenlerle bir akşam
Türk tiyatrosunun ünlü ismi Haldun Dormen’in sunuculuğunu üstlendiği ‘Sanata Saygı Gecesi’nde Tiyatro dünyasının ünlü isimleri gençlerin teşekkürlerini kabul edecek. Tören saat 20.00’de, ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu’nda yapılacak.
Resim fiyatları manipülatif mi