Showing posts with label ünlü oyuncu. Show all posts
Showing posts with label ünlü oyuncu. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Tom Hanks ve Julia Roberts aynı filmde


Hanks ile Roberts’ın rol alacağı "Larry Crowne" adlı yapım, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinme çabalarını konu alıyor.

Sinema sektörü yayın organı Variety’nin haberine göre, Tom Hanks ve Julia Roberts, "Larry Crowne" adlı Film için biraraya gelecek. Filmin yapımcılığını, Yönetmen koltuğuna oturacak Tom Hanks’in "Playtone" adlı şirketteki ortağı Gary Goetzman üstlenecek.

Film, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinmek zorunda kalmasını ve bunun ardından gelişen olayları konu alıyor. Tom Hanks ile Julia Roberts, son olarak 2007 yılında Universal yapımı "Charlie Wilson’ın Savaşı-Charlie Wilson’s War" adlı filmde birlikte rol almıştı.

Oscarlı ünlü oyuncu Hanks, son olarak 1996 yılında "That Thing You Do" adlı filmde yönetmen koltuğuna oturmuştu.

Tom Hanks ve Julia Roberts aynı filmde

Sunday, February 28, 2010

JULİA ROBERTS IN PARTNERİ

Beyazperdenin Oscarlı iki ünlü oyuncusu Tom Hanks ile Julia Roberts, 2 yıl aradan sonra yeniden aynı filmde kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor. Hanks ile Roberts'ın rol alacağı ''Larry Crowne'' adlı yapım, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinme çabalarını konu alıyor.

Sinema sektörü yayın organı Variety'nin haberine göre, Tom Hanks ve Julia Roberts, ''Larry Crowne'' adlı Film için biraraya gelecek.

Filmin yapımcılığını, Yönetmen koltuğuna oturacak Tom Hanks'in ''Playtone'' adlı şirketteki ortağı Gary Goetzman üstlenecek.

Film, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinmek zorunda kalmasını ve bunun ardından gelişen olayları konu alıyor.

Tom Hanks ile Julia Roberts, son olarak 2007 yılında Universal yapımı ''Charlie Wilson'ın Savaşı-Charlie Wilson's War'' adlı filmde birlikte rol almıştı.

Oscarlı ünlü oyuncu Hanks, son olarak 1996 yılında ''That Thing You Do'' adlı filmde yönetmen koltuğuna oturmuştu.



JULİA ROBERTS'IN PARTNERİ

Monday, December 14, 2009

İki western klasiği bir arada

Western filmleriyle olduğu kadar, Edebiyat uyarlamalarıyla da büyük başarı kazanan usta Yönetmen John Ford, en iyi Yönetmen dalında tam 4 kez Oscar ödülü alarak ulaşılması güç bir rekor kırmıştı.

Yarım yüzyıldan uzun bir süre boyunca aralıksız çalışan ve tam 140 filme imza atan Ford, günümüz yönetmenleri de dahil pek çok sinemacıya ilham kaynağı odu. Ford’un etkisinde kalan isimler, Steven Spielberg’den Ingmar Bergman’a, Wim Wenders’tan Quentin Tarantino’ya kadar geniş bir yelpazede yer alıyor.

John Ford’un yönetmenliği konusunda belki de bir başka usta yönetmene kulak vermek gerekir: Orson Welles, 1967’deki bir röportajında Amerikan sinemasının ustalarını “John Ford, John Ford, John Ford” olarak sıralamıştı. John Ford’un ünlü oyuncu John Wayne ile gerçekleştirdiği en güzel Western filmlerinden ikisi bu koleksiyonda bir arada sunuluyor.




APAÇİ KALESİ/ FORT APACHE


Arizona çölündeki süvari karakolu Fort Apache'ye tayini çıkan kibirli Albay Thursday (Henry Fonda), kaleye kızı Philadelphia (Shirley Temple) ile birlikte gelir. Onlara, bölgeyi çok iyi tanıyan Yüzbaşı York (John Wayne) eşlik eder. Kendisini hiçliğin ortasına sürülmüş olarak görmekten hoşlanmayan Albay, kalede mutlak bir disiplin kurmak ister. Ancak York'un uyarılarını görmezden gelen hırslı Thursday, süvari alayını bir Apaçi tuzağının tam ortasına sürükleyecektir.



John Ford, ordu geleneklerinin ve kaledeki günlük hayatın son derece gerçekçi tasvirini, Monument Valley'de geçen muhteşem aksiyon sahneleriyle kusursuz bir şekilde dengeliyor.




SARI KURDELELİ KIZ/ SHE WORE A YELLOW RİBBON


Emekliliğine birkaç gün kalan Süvari Yüzbaşı Nathan Brittles'a (John Wayne) son bir görev daha verilmiştir: Bir Kızılderili kabilesinin ayaklanmasını bastırmak. John Ford, bu büyük Western klasiğinde seyirciyi soluk kesici, gerilim dolu müthiş bir entrikayla karşı karşıya bırakıyor. Ford'un iki favori aktörü John Wayne ve Victor McLaglen'ın oyunculuğu, filme kusursuz bir mizahi yön de veriyor. Film, John Ford’un kendi savaş deneyiminden ve askerler arasında tanık olduğu dayanışma duygusundan izler taşıyor.



Görkemli Technicolor formatında çekilmiş anıtsal bir Film olan 'Sarı Kurdeleli Kız', hem teknik, hem görsel açılardan usta işi bir eser.


İki western klasiği bir arada

Wednesday, December 9, 2009

‘Bay Pardon’ ömrünü verdiği davayı kaybetti


1994 yılında Ordu’nun Gülyalı İlçesi’nde fındık bahçesinde kimliksiz bir ceset bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatan savcı, Kayıp başvurularını inceledi ve 53 yaşındaki Dursun Aldemir’den Haber alamadığını söyleyen eşi Fatma Aldemir’e ulaştı. Soruşturmayı yürüten savcı daha sonra Fatma Aldemir’le İstanbul’da komiser yardımcısı olarak görev yapan üvey oğlu Tuncer Aldemir’i çağırarak ifadelerini aldı. Fatma Aldemir ve oğlu kimliği belirsiz cesedin Dursun Aldemir’e ait olduğunu teşhis ederek savcıya cinayeti alacak meselesinden arkadaşı Hasan Ersoylu’nun işlediğini iddia etti. İddia üzerine soruşturmayı yapan savcının talimatıyla Hasan Ersoylu, İstanbul’daki işyerinden jandarmalar tarafından alınarak ifadesi alınmak üzere Ordu’ya getirildi. 16 Aralık 1994’de tutuklanan Ersoylu, çıkarıldığı mahkemede cinayet suçundan 20 yıl 10 ay ağır hapis cezasına mahkum edildi.
DÜZCE’DE BULUNAN CESET GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDIErsoylu cezaevine konulurken, diğer yandan Düzce’de bulunan kimliği belirsiz bir cesetle ilgili soruşturmada derinleşerek devam etti. Bu soruşturmayı yürüten savcının cesedi bulunan kişinin parmağında D.A. yazılı bir yüzük ve gömleğinin cebinde de hesap numarası olmasından şüphelenilen çeşitli rakamlarla ilgili araştırmalarını yoğunlaştırdı. Yapılan araştırma sonunda Düzce’de bulunan cesedin Dursun Aldemir’e ait olduğu tespit edildi. Oysa daha önce Dursun Aldemir’in cesedi 1994 yılında Ordu’da teşhis edilmiş ve hatta cinayet suçundan Hasan Ersoylu 20 yıl 10 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Düzce’de bulunan cesedin Dursun Aldemir’e ait olduğunun kesinleşmesinin ardından, Hasan Ersoylu’nun işlemediği bir suçtan 4 yıldır cezaevinde yattığı anlaşıldı. Tekrar mahkemeye çıkan Hasan Ersoylu’ya yapılan yanlış anlatılarak 8 Aralık 1998 tarihinde serbest bırakıldı.
HAYATI ‘PARDON’ ADLI Film OLDUErsoylu’nun yaşadıklarını ünlü oyuncu Ferhan Şensoy ‘Pardon’ adıyla film yaptı. İşlemediği bir suç yüzünden 4 yıl hapis yatan bu sırada bir bacağı da sakat kalan, eşi tarafından terk edilen Ersoylu, haksız yere cezaevinde yattığı için hukuk mücadelesi başlattı. Mağduriyetinin giderilmesi için avukatına vekalet vererek Avrupa insan hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 500 bin doları manevi olmak üzere toplam 1 milyon dolarlık tazminat davası açılmasını istedi. Ancak AİHM tarafından 12 Eylül 2003 tarihinde, Türkiye’deki iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bu istem reddedildi. Hasan Ersoylu, AİHM’in ret kararını Ağustos 2006 yılında öğrenince bu kez avukatı Ergün Özer hakkında Ordu Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukat hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan dava açıldı.
DAVASI SÜRERKEN HAYATINI KAYBETTİOrdu Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava devam ederken Hasan Ersoylu, geçen 7 Ekim'de yakalandığı akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Samsun’un Salıpazarı İlçesi Esatçiftliği Köyü’nde toprağa verildi. Hayatını büyük bir kısmını acı içinde geçiren, haksız yere cezaevinde yatarak mağdur olan Ersoylu hakkındaki son kararda Ordu Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi. Geçen ay sonuçlanan davada, Avukat Ergün Özer’in beraatine karar verildi. Mahkeme duruşmaya son verildiğini belirterek, “Sanık Ergün Özer’in Ersoylu’ya karşı işlediği iddia olunan memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunun fiilinin kanıtlanamadığı anlaşıldığından dolayı beraatine karar verildi” denildi.
Avukat Özer daha önce verdiği beyanlarda AİHM ile ilgili davayı kendi hukuk bürosunda çalışan Avukat Şenol Caner’in yürüttüğünü savunarak, gönderilen evrakların hiçbirisinde imzasının bulunmadığını söylemişti.
AVUKAT: BU KARARI GÖRMESİNİ İSTERDİMOrdu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Avukat Ergün Özer davanın sonuçlanmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada ise, “Hasan Ersoylu, tüm dilekçelerde imzası bulunan ve yine kendisinin verdiği çeşitli ifadelerde de, beyanlara da işlerinin Avukat Şenol Caner tarafından yürütüldüğünü söylemesine rağmen her nedense bu arkadaşı şikayet edeceğine benim hakkımda şikayetci olmuştu. Ancak yargılama sonucu benim beraatime, Avukat Şenol Caner hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Hasan Beyin bu kararı görmesini çok isterdim. Kendisine yapılan haksızlığı bana kendisi yaşatmış olmasına üzüleceğini zannediyorum. Ancak bu dava nedeniyle tanıdığım ve şahit olduğum haksızlığa hala çok üzülüyorum” dedi.
‘Bay Pardon’ ömrünü verdiği davayı kaybetti

Tuesday, December 8, 2009

Adını Sen Koy filminin galasına büyük ilgi


Nişantaşı City’s AVM Citylife sinemasında gerçekleştirilen galaya sanat dünyasından oldukça yoğun bir katılımın olduğu gözlendi. Film ekibinin tam kadro bulunduğu gecede , Yasemin Altan, Özgür Çevik, Ayçin İnci, Demet Sağıroğlu Erol Kaynar, Binnur Kaya Metin Uca ve “Signora Erica” adlı filmde rol alan ünlü oyuncu Claudia Cardinale de Tuna Kiremitçi’nin ilk Sinema denemesini izlemek için bir araya toplanmışlardı.
Tuna Kiremitçi ve filmin yapımcısı Ömer Durak’ın gala esnasında izleyicilere hitaben yaptığı konuşmalarda, filmin çıkış öyküsü ve yapım aşamalarından söz edildi.Filmin başlangıç noktasını “Elimizde bir Melis Birkan var, ve tabiî ki ortaya güzel bir film çıkar” sözleriyle ifade eden Kiremitçi, Melis Birkan’nın oyunculuğuna olan güvenini de bir kez daha belirtmiş oldu.

Melis Birkan’nın sade ama şık bir kostümle katıldığı galaya ünlülerin şıklık yarışı damga vurdu denilebilir.
Filmi gösterimi ardından izleyicilerden gelen olumlu tepkiler ortaya çıkan işin çok başarılı olacağının ilk sinyallerini verir gibiydi.
Filmin Konusu:
Tuna Kiremitçi’nin yönettiği ve Melis Birkan, Ali İl, Cemal Toktaş ile Ahmet Mümtaz Taylan’ın oynadığı Adını Sen Koy, 04 Aralık 2009’da Cine Film dağıtımıyla Elizi Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Can, bir hafta sonra evleneceği Aybige’yi çocukluk arkadaşı Ilgaz’la tanıştırdığında, garip bir şey olur: Ilgaz, Aybige’ye şaşılacak kadar soğuk davranır.
Arkadaşının bu tavrı, Can’ın nişanlısından kuşku duymaya başlamasına, Aybige’nin de huzursuz olmasına yol açar. Ama Ilgaz’ın ağabeyi Harun çıkagelince, olayların seyri değişir. Beklenmedik sırların açığa çıkmasıyla nikâhtan önceki son hafta hayatlarının sınavına dönüşür.

Adını Sen Koy filminin galasına büyük ilgi