Showing posts with label İran. Show all posts
Showing posts with label İran. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

İki büyük yönetmen Altyazı da

İSTANBUL - Geçtiğimiz Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’yı kazanarak büyük bir başarıya imza atan Bal, Semih Kaplanoğlu’nun ‘Yusuf Üçlemesi’ni sonlandırışı ve Kaplanoğlu’nun rüyamsı estetiğinin vardığı nokta üzerine düşünen bir yazıyla dergide ele alınıyor.
Reha Erdem’in yine özgün bir sinemasal evren yarattığı bol ödüllü filmi Kosmos ise, Reha Erdem sinemasını baştan sona kat eden kapsamlı bir makalenin içinde kendine yer buluyor.
Her yıl İstanbul Film Festivali’ne geniş bir dosya ayıran Altyazı, bu yıl da geleneği bozmuyor ve 29.’su gerçekleştirilecek festivali hem kapsamlı bölüm incelemeleriyle hem de rehber olma amacını taşıyan kısa tanıtım yazılarıyla karşılıyor.
Cannes’da aldığı ödüllerle adını duyuran, Filistin tarihinin kendine özgü bir güncesini tutan Elya Süleyman ve Avrupa sinemasının en önemli isimlerinden, benlik ve iktidar krizlerinin ressamı Joseph Losey’nin toplu gösterimleri vesilesiyle iki yönetmenin sinemasını Analiz eden yazıların yanı sıra, festivalin bu yılki en ilginç seçkilerinden olan ‘İstanbul: İçeriden ve Dışarıdan’ın sunduğu farklı İstanbul imgelerinin izinden giden ‘Filmlerle İstanbul: Suç, Rüya, Hüzün’ başlıklı yazı da Festival dosyasının önemli parçalarından birini oluşturuyor.
25 sayfalık festival dosyasında her yıl sinemaseverler için bir festival rehberi işlevi gören ve festivalin öne çıkan filmlerini tanıtan kısa yazılar ve söyleşiler bulunuyor.
KÜRT SİNEMASININ KONUMUSon filmi Kimsenin İran Kedilerinden Haberi Yok !f istanbul’da ilgiyle karşılanan usta Yönetmen Bahman Ghobadi ve tamamı kürtçe olan filmi Min Dît ile Nisan ayında Sinema salonlarına konuk olacak Miraz Bezar ile yapılan söyleşiler ise, filmlerin hikâyelerinin yanı sıra iki yönetmenin ortak dertlerine, Kürt sinemasının günümüzdeki konumuna odaklanıyor.
Altyazı’nın 94. sayısında ayrıca, Nisan ayında vizyona girecek olan Dr. Parnassus (Terry Gilliam) ve Beş Şehir (Onur Ünlü) filmlerine farklı bir bakış açısı getiren inceleme yazıları ve Dersimiz Atatürk (Hamdi Alkan), Anadolu’nun Kayıp Şarkıları (Nezih Ünen), Kutu (Richard Kelly), Aşk Dersi (Lone Scherfig) ve Polis, s. (Corneliu Porumboiu) filmlerinin eleştirileri yer alıyor.
İki büyük yönetmen Altyazı'da

Sunday, February 28, 2010

Özgürlük gelirse ülkeme dönerim

İran’da Dijital Film düzenlemeleri yapan 31 yaşındaki Nigar Azizmuradi, Raelyen tarikatını önce internetten tanıdı. Dinlerin öğrettiği Tanrı kavramına inanmadığı için Raelyenliği benimsedi. İki yıl önce Antalya’da düzenlenen seminerde özel törenle tarikata katıldı. Nigar Azizmuradi, başından geçenleri şöyle anlattı: “Antalya’daki seminere gitmeye hazırlanırken, İran gizli servisindekiler bana, ‘Ne yaptığını biliyoruz’ dedi. Geçen yıl evim basıldı. Gözaltına alındım, ancak işkence görmedim. Türkiye’ye gelmeye karar verdim. Birleşmiş Milletler’e de başvurdum. Ülkemi ve insanlarımı seviyorum. Rejim değişirse ve İran’a özgürlük gelirse dönmek isterim. Bu benim en büyük hayalim. İran güzel bir ülke.”
Özgürlük gelirse ülkeme dönerim

Thursday, December 24, 2009

Türkiye ye 11 ayda 26 milyon turist

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 2009 yılı ocak-kasım döneminde Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.40’lık bir artışla 25 milyon 850 bin 971’e ulaştı. 2009 Ocak-Kasım döneminde Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 16.60 (4 milyon 292 bin 140) ile birinci, Rusya Federasyonu yüzde 10.21 (2 milyon 640 bin 199) ile ikinci, İngiltere yüzde 9.24 (2 milyon 388 bin 415) ile üçüncü oldu. İngiltere’yi sırasıyla, İran, Bulgaristan, Hollanda, Gürcistan, Fransa, ABD ve İtalya izledi. Türkiye’yi 2009 yılı Kasım ayında ziyaret eden yabancı turist sayısı da yılın aynı ayına göre yüzde 10.71’lik artış göstererek 1 milyon 403 bin 740 oldu. Kasımda Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkelerden Almanya yüzde 18.06 (253 bin 574) ile birinci, İran yüzde 9.94 (139 bin 469) ile ikinci, Bulgaristan yüzde 7.88 (110 bin 648) ile üçüncü sırada yer aldı. İngilizlerin turizm merkezi Türkiye olabilirABTA adlı bir İngiliz seyahat şirketinin 2010 yılı turizm trendleri konusunda yaptığı bir araştırmaya göre, 2010 yılında ‘gönüllülük turizmi’nde artış görüleceği, Mısır, Türkiye ve Fas’ın güçlü destinasyonlar olma olasılıklarının yüksek olduğu belirtildi. Bu alanda seyahate çıkacakların gönüllü çalışabilecekleri alanları hedef olarak seçtiği ve tatille birlikte hissettikleri toplumsal ya da küresel sorumluluklarını, bulundukları yörede yerine getirdiği ifade edildi. FIFA Futbol Şampiyonası’nın Güney Afrika’ya seyahatleri artıracağı, yeni Film ve kitapların yeni destinasyonlar oluşturacağı kaydedilen ABTA 2010 raporunda, filmlerin turizm patlamasına yol açmasına örnek olarak yeni ‘Alacakaranlık Kuşağı: Yeni Ay’ filminin çevrildiği Washington’da ağaçlık ormanlık bölgeler gösterildi.
Türkiye’ye 11 ayda 26 milyon turist

Saturday, December 19, 2009

Türk dizisi fiyatı 8 e katlandı Araplar ‘ortak çek


ARAP ülkelerinde Türk dizilerine gösterdikleri yoğun ilgi sonunda ortak Televizyon dizisi ve Film yapımı gündeme getirdi. Türk dizilerinin gördüğü ilgi Ortadoğulu yatırımcıları harekete geçirdi; Avşar Yapım’a birkaç firmadan ortak Proje teklifi geldi. Rönesans’ın Trablus’ta yaptığı Alışveriş merkezi Zumurrud’de yer alması için davet edilen Avşar Yapım, Libyalı yatırımcılarla da görüştü. Avşar Yapım Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Avşar, Ortadoğu’da petrolden gelen ciddi bir para olduğunu belirterek, “Türk dizileri ve filmlerini de çok seviyorlar. Şimdilik ortak bir yapım zor ama ilgileri sayesinde son 3-4 yılda Türk dizilerinin ve filmlerinin satış fiyatları oldukça yükseldi” dedi.Arapların Brezilyası olduk“Babam ve Oğlum” ile en son vizyona giren “Türkler Çıldırmış” olmalı gibi filmlerin ve bir kısmı Arap ülkelerinde çok popüler olan “Çemberimde Gül Oya”, “Kurşun Yarası”, “Kırık Kanatlar”, “Ihlamurlar Altında”, “Aşk Yakar” dizilerinin yapımcısı Şükrü Avşar, şöyle konuştu: “Buralar bizim 20-30 yıl önceki halimiz gibi. Bir zamanlar Köle Isaura’larla başlayan Brezilya dizileri rüzgarı gibi Arap dünyasında da Türk rüzgarı esiyor. Araplar’ın Brezilya’sı gibi olduk. İran, Suriye ve Libya’da da arayıştayız. Bu ülkelerde Sinema salonu yapımı ve Türk filmlerinin pazarlanması konusunda planlarımız var.”Dizi fiyatı 8’e katlandı Gördüğü ilgi sayesinde yeni pazarlanmaya başlayan Türk dizilerin fiyatı bölüm başına 8’e katlandı. 3-4 yıl öncesine göre bölüm başına 1000-1500 dolara satılan dizilerin fiyatı 8 bin dolara, 2 bin 500-3 bin dolara alıcı bulan Türk filmlerinin fiyatı 15 bin dolara kadar yükseldi.Dev bütçeli yeni diziAvşar Yapım olarak yeni Dizi projelerine de hazırlandıklarını aktaran Şükrü Avşar, Eylül 2010 için Balkanlar’dan başlayarak Türkiye’ye uzanan bir dizi projesini gerçekleştireceklerini kaydetti. Avşar yeni dizi projesiyle ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Öykü 1800’lerin sonunda başlayacak ve 1900’lerin ortasına kadar gelecek. Çekim mekanları da Bulgaristan’dan Edirne, İstanbul, Adapazarı, Bursa ve Eskişehir’e uzanacak. Bu prodüksiyonda ünlü oyuncularla çalışmayacağız çünkü prodüksiyonun maliyeti zaten çok yüksek olacak. Projenin başlangıç maliyeti 2 milyon dolar.”2010’a ertelendiAvşar Yapım olarak 1975 yılından beri sinema olduklarını, 100’den fazla sinema filmine ve diziye imza attıklarını söyleyen Şükrü Avşar, “Biz grup olarak pahalı projeler yapıyoruz. Bu yüzden dizi planlarımızı küresel krizin de etkisiyle 2010’a erteledik” dedi.
Balkanlar’dan talep geliyor
ARAPLAR’ın yanı sıra son dönemde başta Romanya olmak üzere Balkan ülkelerinden de Türk dizilerine yönelik talep aldıklarını aktaran Şükrü Avşar, “Ancak bu ülkelerde gelir seviyesi düşük olduğu için şimdilik Arapça konuşulan ülkelerde gelişmek daha doğru görünüyor” dedi.
10 yıl bekledik 250 sinema salonuna ulaşırız
1980’lerde sekiz sinema salonunun yaklaşık altısını Avşar Film olarak işlettiklerini ama yaklaşık 10 yıldır yeni yatırım yapmadıklarını belirten Şükrü Avşar şunları söyledi: “Şimdi yeniden yatırım atağına geçtik. 13 şehirde sinema salonlarına yatırım yapıyoruz. Şu ana kadar dört şehirde salon açtık. 2010’da İstanbul, Malatya ve Adana’da dört yeni salon açacağız. 2011’de de 2 sinema kompleksini hizmete sunacağız. 14 lokasyonda 103 salonla Türkiye’de pazarda 3’üncü sırada bulunuyoruz. Kapasitemiz 15 bin koltuk, 2011’de 250 salona ulaşacağız.”
En az Babam ve Oğlum’a harcadık, çok kazandık
VİZYONDAKİ ‘Türkler çıldırmış olmalı’ filminin çdev bütçesine değinen Şükrü Avşar, filmde rol alan 80 zenciyi yurtdışından getirdiklerini söyledi. Bir filmin para kazanması için bir yöntem olmadığına işaret eden Avşar, yönetmenliğini Çağan Irmak’ın yaptığı Babam ve Oğlum filmini örnek gösterdi: “En az parayı Babam ve Oğlum’a harcadık ama en çok parayı da bu filmden kazandık.”
Türk dizisi fiyatı 8’e katlandı Araplar ‘ortak çek

Wednesday, December 16, 2009

İran da yaşanan kaosu cep telefonu ile filme aldı

DUBAI - Sepideh Farsi'ye Tahran'da Film yapamayacağı söylendiğinde tek yaptığı cep telefonunu cebinden çıkarmak oldu.
İran'daki seçimlerden sonra yaşanan gerginlikleri ve protesto gösterilerini çekmek istediğinde hükümetin kısıtlamalarıyla karşılaşan Farsi sadece cep telefonunu kullanarak sokakları dolaştı ve taksi şoförleriyle, kuaförlerdeki kadınlarla, cafelerdeki gençlerle konuştu.
Farsi, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın yeniden seçilmesiyle, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana yaşanan en büyük hareketi bir şekilde kayıt altına aldı.
Bir aylık çekimlerin düzenlenmesi ise altı ayını aldı ve ortaya "Tehran Bedoune Mojavez - İzinsiz Tahran" adlı film çıktı. Farsi'nin filmi bu hafta da Dubai Uluslararası Film Festivali'nde gösterildi.
"TELEFON KAMERA KADAR KORKUTMUYOR"Farsi, "Telefon bazıları için o kadar sıradan ki insanların konuşması daha kolay oldu. Fakat bir kamera hep insanların gözünü korkutuyor, araya mesafe koyuyor. Telefonla bunu en düşük seviyeye indirdik" dedi.
Farsi filmde seçim sonrası yaşanan huzursuzlukları konu alan Hickhas gibi rapçilerin müziklerine yer vermiş.
Ahmedinejad'ın yeniden seçilmesiyle sokaklara dökülen İran halkının yaşadıklarını ne İran medyası ne de yabancı medya görüntüleyebiliyordu.
İran'da yaşanan kaosu cep telefonu ile filme aldı