Saturday, April 10, 2010

George Clooney havalarda uçuyor

‘Juno’ ile çıkış yapan Jason Reitman’ın yönettiği ve 6 dalda adaylıkla Altın Küre’nin en iddialı filmi olan ‘Aklı Havada/ Up in the Air’ şirket küçültme ve bu amaçla ‘işten adam çıkarma’ uzmanı olan Ryan Bingham’ın hikayesini anlatıyor.




Hayatı havalimanlarında, otellerde ve yollarda geçen Ryan, hayatından memnundur ve 'işten adam çıkarma' işini çok iyi yapmaktadır. Ama Ryan’ın hayatında bazı değişiklikler olur. Kısa bir süre beraber yolculuk yapacağı verimlilik uzmanı Natalie ve havalimanında tanışıp beraber olduğu ve kendisi gibi hayatı yollarda geçen Alex ile birlikte Ryan’ın hayatındaki boşluklar daha da belirginleşir…




Öncelikle belirtmek gerekir ki çekirdek aileyi kutsamayı hiçbir filmde atlamamaya çalışan Hollywood’un klişe filmlerinden biri yok karşımızda. Ryan’ın ‘bağımsız erkek’ yaşantısının olumsuz yönleriyle ilgili ahlak dersleri de gözümüze sokulmuyor ama yine de ‘Aklı Havada’nın bu konuda çok temiz olduğunu söyleyemeyiz. Bazı diyaloglar, özellikle finale doğru Ryan’ın yalnız yaşamına, eve benzemeyen evine, hayatı paylaşmaya olan bakışı filmin durduğu yeri de gösteriyor.




‘Aklı Havada’ rahatlıkla ‘hüzünlü komedi’ olarak tanımlanabilecek filmlerden. Komedi dozunun her sahnede çok iyi ayarlandığı filmde işten çıkarılanlarla ilgili bölümler Reitman’ın başarıyla kotardığı bölümler arasında. Krizin de etkisiyle gerçekçilik etkisi artan sahneler, didaktik olmadan sade ve abartısız anlatımla sunuluyor. Ama burada da eleştirel bir boyut getirilmemesi ve finalde olumlu gelişmelerden bahsedilmesi işten çıkarılma sahnelerini, hikayeye hizmet eden komedi unsuru olmaktan öteye taşımıyor.


George Clooney havalarda uçuyor

Eric Rohmer hayatını kaybetti

İSTANBUL - 'Maud’daki Gecem/ 'Ma nuit chez Maud', 'La collectionneuse' ve 'Le genou de Claire' gibi usta işi filmlerin yönetmeni Eric Rohmer 89 yaşında Paris'te hayatını kaybetti.
Asıl adı Jean-Marie Maurice Scherer olan Rohmer'in bir hafta önce hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
Sinemaya olan ilgisi sinematek kültürü içinde başlamış ve filmler üzerine yazarken Amerikan sinemasına ve nitelikli popüler sinemaya olan ilgisini gizlememişti. Hatta bu anlamda Hitchcock sinemasını önemsemiş ve bu tutkusunu kitaplaştırmıştı.
Başyapıtlarını yetmişli yıllarda yaratan Yönetmen, seksenli yıllarda da ticari açıdan başarılı kabul edilebilecek işlere imza attı. Sinemanın anlamının ve işlevinin ateşli bir şekilde tartışıldığı yıllarda, yeni dalganın önemli Hikaye anlatıcıları arasında yer almış ve kuşağına ters düşmeyi göze alarak hikaye anlatmanın güzelliğini savunmuştu.
Son olarak 2007'de 'Les amours d'Astrée et de Céladon/ Astre İle Seladon'un Aşkları"nı yöneten Rohmer, 'Le Rayon vert' ile Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan ödülünü kazanmış, 'Maud'daki Gecem' ile de Oscar'a aday olmuştu.
Eric Rohmer hayatını kaybetti

ÜNLÜLERİN ÖZEL FOTOĞRAFLARI

 


New York Times dergisi, Ocak 2010'da Altın Küre kazanan ünlü oyuncuların birbirinden değişik fotoğraflarını yayımladı. İşte ünlü oyuncuların New York Times objektifene yansıyan fotoğrafları…


 


 


 


 


 


 


 


 






















 


ÜNLÜLERİN ÖZEL FOTOĞRAFLARI

Beni filmlerinde oynat sana da ödül kazandırayım

RİZE - 60. Berlin Film Festivali'nde 'Altın Ayı' ödülü alan 'Bal' filminin küçük oyuncusu Bora Altaş'a Türk Kızılayı tarafından Eğitim hayatı boyunca burs verilecek.
Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, beraberindeki Çamlıhemşin Kaymakamı İsmail Çiçek'le birlikte Çamlıhemşin Atatürk ilköğretim Okulunda eğitim gören Bora Altaş'ın eğitim gördüğü ziyaret etti.
Bora Altaş ve okulda bulunan ailesine Trabzonspor ürünlerinden oluşan çeşitli hediyeler veren Küçükali, yaptığı açıklamada, küçük oyuncunun çok önemli bir başarı gösterdiğini belirterek, ''Bora'nın başarısının devam etmesini istiyoruz. Bunun için Türk Kızılayı olarak eğitim hayatı boyunca kendisine burs vereceğiz. O da başarılı biri olarak bizi ödüllendirecek'' dedi.
Bir süre minik oyuncu Bora Altaş ile sohbet eden Küçükali, Yönetmen Fatih Akın'a da kameralar aracılığı ile seslenerek, Bora'yı filmlerinde oynatmasını istedi.
FATİH AKIN'A SESLENDİBora Altaş ise Akın için, ''O kim ki, tanımıyorum'' ifadesini kullandıktan sonra Küçükali'nin ''O da çok ünlü bir yönetmen, senin gibi Trabzonsporlu'' sözü üzerine kameralara dönerek, ''Akın abi, beni de filmlerinde oynat sana da bir sürü ödül kazandırayım'' diye konuştu.
'Beni filmlerinde oynat sana da ödül kazandırayım'

Bal ın tadına ilk önce Rize de bakılacak

RİZE - Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi belediye başkanı İdris Lütfü Melek, ilçede çekilen ve 60. Berlin Film Festivali'nde 'Altın Ayı' ödülünü kazanan 'Bal' filminin galasının Rize'de yapılacağını söyledi.
Melek, 'Altın Ayı' ödülü kazanan filmin yönetmeni Semih Kaplanoğlu ile görüştüklerini belirterek, ''Filmin galasının Rize'de yapılması için çalışmaları tamamladık. Filmin galası 11 Nisan'da Rize'de yapılacak'' dedi.
'Bal'ın tadına ilk önce Rize'de bakılacak

Hanedan ın yıldızı hayatını kaybetti

LOS ANGELES - Ailesinden yapılan açıklamada, bir yıldır kanserle mücadele eden aktör John Forsythe'in bu hastalığa yenildiği bildirildi.
Film ve Televizyon dünyasında uzun bir kariyere sahip olan Forsythe, yayımlandığı yıllarda Türkiye'de de yoğun ilgi gören "Hanedan" adlı televizyon dizisinde de rol almıştı.
'Hanedan'ın yıldızı hayatını kaybetti

Avatar gişede "Titanic"e yetişiyor


Kuzey Amerika sinemaları dışındaki yurt dışı hasılatının hafta sonunda 1 milyar dolara ulaşması beklenen "Avatar" adlıyapım, "Titanic"in rekoruna bir adım daha yaklaştı.
Gişe hasılatı hesaplamaları yapan "box office" sitelerinin verilerine göre, "Avatar" adlı yapımın 979 bin dolar olan yurt dışı hasılatını (Kuzey
Amerika sinemaları dışındaki tüm dünya hasılatı) hafta sonu itibarıyle 1 milyar dolara çıkarmasına kesin gözüyle bakılıyor. "Titanic" adlı filmin 1 milyar 242 milyon dolarlık yurt dışı hasılat rekoruna yaklaşan "Avatar", gösterime girdiği tarihten bu yana dünya çapında günlük ortalama 20 milyon dolarlık gişe hasılatı elde ediyor.
İki Film arasındaki yarış, dünya çapındaki gişede de (Kuzey Amerika sinemaları ile yurt dışı hasılatı toplamı) soluk soluğa devam ediyor.
"Avatar", gösterime girdiği 4 hafta içerisinde Kuzey Amerika sinemalarında 445 milyon 768 bin dolar, yurt dışı hasılatında (Kuzey Amerika dışındaki tüm dünya hasılatı) 979 milyon dolar olmak üzere toplam 1 milyar 424 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.
James Cameron’ın 1997 tarihli Oscarlı filmi "Titanic" ise Kuzey Amerikasinemalarında 600 milyon 788 bin, yurt dışı hasılatında 1 milyar 242 milyon dolar olmak üzere dünya çapında 1 milyar 842 milyon 879 bin dolarlık hasılatıyla tüm
zamanların en yüksek gişe rekorunu elinde bulunduruyor.
"Titanic", "Aliens" ve "Terminator" filmlerinin yönetmeni James Cameron’ın çığır açan "Avatar" isimli filminde, Sinema tekniklerinde son
teknolojiden hiçbir masraftan kaçınılmadan faydalanıldı. Üç boyutlu olarak ta izlenebilen film, Na’vi adlı bir halkın yaşadığı Pandora adlı gezegende geçiyor.
-YARIŞTAKİ DİĞER FİLMLERDE SON DURUM-
"Avatar" adlı yapım, tüm rakiplerini gişe yarışında geride bırakırken, bazı iddialı yapımlar arasındaki rekabet de sürüyor. Warner Bros Pictures International’ın filmi "Sherlock Holmes", son olarak İspanya’da gösterime girdi. Film, yurt dışı hasılatında 142, dünya çapında ise toplam 300 milyon dolarlık gişe hasılatına ulaştı.
Walt Disney Stüdyolarının animasyon filmi "Prenses ve Kurbağa-ThePrincess And The Frog", son olarak Polonya’da izleyiciyle buluştu. Film, dünya çapında 93 milyon dolarlık gişe hasılatı yaptı. Başrolünü Meryl Streep, Alec Baldwin ile Steve Martin’in paylaştığı,
Universal/UPI yapımı "It’s Complicated" adlı yapım da aralarında Rusya ile Singapur’un da bulunduğu 8 ülkede daha vizyona girdi. Film, şu ana kadar dünya çapında toplam 103 milyon dolarlık gişe hasılatına sahip bulunuyor.

Avatar gişede "Titanic"e yetişiyor

Bu filmi tek başınıza izlemeyin


Amerika’yı korkutan ve adından çok söz ettiren “Paranormal Activity”, sonunda ülkemizde de bu Cuma vizyona girdi. ABD’de olduğu gibi bizde de korku ve merak uyandıracak mı bilinmez, ancak filmin ilgniç bir hikayesi var; evlerinin kötü niyetli hatta şeytani bir hayalet tarafından istila edildiğine inanan genç bir çiftin, olan biteni anlamak için yatak odalarına yerleştirdikleri kamera görüntülerinden oluşan Film, el kamerasıyla çekilen görüntülerden oluşuyor.
Filmin yönetmeni Oren Peli, kendi oturduğu evde, kız arkadaşı ve dostlarının yardımıyla çekmiş filmi. Sadece 11 bin dolar gibi küçük bir bütçeyle çekilen film, beklenmedik bir gelişmeyle tüm dünyayı dolaştı ve şuana kadar toplamda 107 milyon dolarlık hasılatla, en çok kar getiren yapım ünvanına erişti.

Filmin seansları için tıklayınız!


Bu filmi tek başınıza izlemeyin

Avatar a karşı Konfüçyus

Hong Kong'un megastarı Sinema oyuncusu Chow Yun-fat, başrolünü oynadığı "Konfüçyüs"ün "Avatar" kadar başarılı bir Film olacağını söyledi.

Hong Kong filmlerindeki ganster rolleriyle ikonlaşan Chow, hükümetin desteğiyle 22 milyon dolara çekilen Konfüçyüs'ün Pekin'deki resmi galası sırasında düzenlenen basın toplantısında Çin alimlerinin geleneksel giysileri içinde yaptığı açıklamada, filmin Çin'de 500 milyon yuandan (73 milyon dolar) fazla hasılat yapmasının beklendiğini belirtti.




Chow, "İki film aynı zamanda gösterilse Avatar'a giden Konfüçyüs'e de gider, Konfüçyüs'e giden Avatar'a da gider. İkisi farklı türden film, ama ikisi de insanlık hakkında" dedi. Çin'de 22 Ocakta genel gösterime girecek film, Çin'de son yıllarda resmi olarak da canlanan Konfüçyüsçülüğün bir parçası olarak görülüyor. Kültür Devrimi sırasında resmen kınanan ve binlerce heykeli Kızıl Muhafızlar tarafından kırılan Konfüçyüs'ün heykelleri son yıllarda yaygınlaştı.




Konfüçyüsçü klasik kitaplar üniversitelerde yeniden itibar kazanırken, hapishanelerde mahkumlara Konfüçyüs felsefesi dersleri verildiği belirtiliyor. Çin hükümeti, yurt dışında Çin dilini ve kültürünü yaygınlaştırmak için 2004 yılında Konfüçyüs Enstitüsü adıyla kültür merkezleri kurmaya başladı.


Avatar'a karşı Konfüçyus

VAVİEN rekor kırdı


Senaryosu Engin Günaydın’ın imzasını taşıyan, Yağmur ve Durul Taylan’ın yönettiği “Vavien” uzun metrajlı kurmaca filmlerin değerlendirildiği 11 dalın tümünde adaylık elde etti. En son 10 yıl önce “Salkım Hanım’ın Taneleri” kurmaca dallarının hepsinde adaylık elde etmişti.
En İyi Film kategorisinde “Vavien”in dışında “Hayat Var”, “İki Dil Bir Bavul”, “Pandora’nın Kutusu” ve “Süt” bulunuyor. “7 Kocalı Hürmüz”, “11’e 10 Kala”, “Acı Aşk”, “Başka Dilde Aşk”, “Bornova Bornova”, “Dilber’in Sekiz Günü”, “Gölgesizler”, “Hayatın Tuzu”, “Karanlıktakiler”, “Kıskanmak”, “Mommo: Kızkardeşim”, “Nefes: Vatan Sağolsun”, “Neşeli Hayat”, “Nokta” ve “Uzak İhtimal” farklı kategorilerde aday gösterildi.
VAVİEN rekor kırdı

Eski filmlerimiz pırıl pırıl izlenebilecek

Bundan böyle TV.lerde gösterilen yerli filmlerin çizik, sararmış, solmuş ya da yeşile kaçmış görüntülerinden kimse şikayet etmeyecek. En yıpranmış ve solmuş filmleri ister DVD.de ister TV.de, HD ya da blue ray kalitesinde izlenebilecek. Benzer uygulamanın Fanatik Video tarafından mülkiyet sahibi olduğu siyah-beyaz filmlere kendi stüdyosunda yapıldığı biliniyor. Ülkemizde restorasyon için Arzu Film ve Gülşah Film ilk başvuran firmalar oldu.


Eski filmlerimiz pırıl pırıl izlenebilecek

"Off Karadeniz"


Yapımcılığını Türklere olan yakınlığı ile bilinen Fransız Jean-Louis Papel üstlendi. Ayrıca film, daha önce Azerbaycan ve Kırım çevresindeki çevre sorunlarını anlatan belgesellere de imza atan gazeteci Nur Dolay'ın ilk uzun metralı çalışması özelliğinide taşıyor. Off Karadeniz filmiyle de çevre duyarlılığına dikkat çekmeye çalışmış.

Konusuna gelince; Film İzmir-Of-Rize-Ardeşen arasında geçiyor. İzmirli yeni hakim bir genç kızın ilk görev yeri olan Of' a atanmasıyla başlayan olaylar zinciri bizi Ege sahillerinden Karadeniz'in eşsiz doğa güzelliklerine götürecek.
Filmde büyük oranda yörenin oyuncuları olsa da Melissa Papel, Nurhayat Boz ve Şüayip Ünsal gibi oyuncular da rol aldı.
Filmin ilk gösterimi de 2010 yılında, Fransa'nın en prestijli Sinema festivallerinden Anger'da yapılması planlanıyor.

"Off Karadeniz"

Bu filmler SiYAD Ödülleri için yarışacak

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyeleri, 42. SİYAD Ödülleri adaylarını belirledi. Hayat Var, İki Dil Bir Bavul, Pandora’nın Kutusu, Süt ve Vavien en iyi Film dalında ödüle aday gösterildi. 11’e 10 Kala, 7 Kocalı Hürmüz, Acı Aşk, Başka Dilde Aşk, Bornova Bornova, Dilber’in Sekiz Günü, Gölgesizler, Hayatın Tuzu, Karanlıktakiler, Kıskanmak, Kızkardeşim, Nefes: Vatan Sağolsun, Neşeli Hayat, Nokta ve Uzak İhtimal de farklı kategorilerde aday gösterilen filmler arasına girdi. 42. SİYAD Ödülleri, 31 Ocak Pazar akşamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde yapılacak törenle sahiplerini bulacak.



Geçen yıl SİYAD Ödülleri’nde "Üç Maymun"la En İyi Kadın oyuncu ödülünü alan Hatice Aslan ve "Sonbahar"la En İyi Erkek Oyuncu ödülüne uzanan Onur Saylak tarafından açıklanan adaylar şöyle:



-En İyi Kısa Film: "Cennette Ölüm Var", "2932", "Üçte

Bir","Yazlık"

-En İyi Sanat Yönetimi: Eren Akay, Ömer Atay, Nilüfer Çamur Giritlioğlu,

Naz Erayda ve Elif Taşçıoğlu.

-En İyi Kurgu: Reha Erdem, Orhan Eskiköy, Thomas Balkenhol, Bora

Gökşingöl, Çiçek Kahraman, Levent Semerci ve Erkan Erdem.

-En İyi Senaryo: Reha Erdem, Yılmaz Erdoğan, Engin Günaydın, İnan

Temelkuran, Yeşim Ustaoğlu ve Sema Kaygusuz.

-En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: Erdal Beşikçioğlu, Kadir

Çermik, Settar Tanrıöğen, Mustafa Uzunyılmaz,ve Onur Ünsal.

-En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Derya Alabora, Övül Avkıran,

Büşra Pekin, Damla Sönmez ve Serra Yılmaz.

-En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Erdem Akakçe, Ömer Erkan, Mert Fırat,

Engin Günaydın ve Nadir Sarıbacak.

-En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Nesrin Cevadzade, Tsilla Chelton, Elit

İşcan, Binnur Kaya ve Nergis Öztürk.

-En İyi Yönetmen: Reha Erdem, Semih Kaplanoğlu, Yağmur Taylan ve Durul

Taylan, Yeşim Ustaoğlu, Derviş Zaim.

-En İyi Film: "Hayat Var", "Pandora’nın Kutusu", "İki Dil Bir

Bavul", "Süt" ve "Vavien"


Bu filmler SiYAD Ödülleri için yarışacak

Tom Hanks ve Julia Roberts aynı filmde


Hanks ile Roberts’ın rol alacağı "Larry Crowne" adlı yapım, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinme çabalarını konu alıyor.

Sinema sektörü yayın organı Variety’nin haberine göre, Tom Hanks ve Julia Roberts, "Larry Crowne" adlı Film için biraraya gelecek. Filmin yapımcılığını, Yönetmen koltuğuna oturacak Tom Hanks’in "Playtone" adlı şirketteki ortağı Gary Goetzman üstlenecek.

Film, orta yaşlı bir adamın kendine yeni bir kariyer edinmek zorunda kalmasını ve bunun ardından gelişen olayları konu alıyor. Tom Hanks ile Julia Roberts, son olarak 2007 yılında Universal yapımı "Charlie Wilson’ın Savaşı-Charlie Wilson’s War" adlı filmde birlikte rol almıştı.

Oscarlı ünlü oyuncu Hanks, son olarak 1996 yılında "That Thing You Do" adlı filmde yönetmen koltuğuna oturmuştu.

Tom Hanks ve Julia Roberts aynı filmde

Avatar ırkçılık tartışması yarattı


Vizyona girdiği günden bu yana yüksek bütçesi, konusu, sahneleri ve kullandığı teknikle sürekli gündemde kalan "Avatar"ın şimdi de kullandığı sinematografik metaforları konuşuluyor.
Filmde, Genetik mühendislik sonucu oluşturulan "yerli bedeni"yle Na’vi kabilesinin içine misyoner olarak giren, Sam Worthington’un oynadığı Jake Sully adlı karakterin, gezegeni ve yerli halkı insan ırkına karşı koruması ve "kurtarıcı-lider" olması akıllara, Hollywood’un kalıp "kahraman beyaz adam" figürünü getiriyor.
Bazı Film yorumcuları, "Avatar"ın eski Hollywood kalıplarını kullandığını ve "beyaz mesih masalı"nı sürdürdüğü görüşünü ifade ederken, bazı eleştirmenler, filmin, Avrupalı göçmenlerin Amerika Kızılderililerini yerinden etmesi metaforunu kullandığını öne sürüyor.
"Yedi Yaşam", "Köpek Oteli" gibi filmlerde rol alan oyuncu Robinne Lee de "Avatar"ın "Kızılderili kadının vahşi doğada ’beyaz adama’ yol göstermesi ve sonunda ’beyaz adam’ın bu insanların kurtarıcı olmasını içeren Pocahontas öyküleri"ni anımsattığını belirtiyor.
Yönetmen James Cameron ise bu tartışmalara filmin "ırkçı" mesajlar taşımadığını belirterek karşılık verdi. Cameron, filmin gerçek temasının diğerlerinin farklılıklarına saygı duymak olduğuna dikkati çekti.
Öte yandan, Box Office’ın verilerine göre, dünya genelinde geniş hayran kitleleri de oluşturmaya başlayan Bilim Kurgu filmi "Avatar", ABD geneli ve Kanada’da dördüncü haftasında da birinciliğini sürdürdü. Geçen hafta da büyük ilgi gören ve Sinema salonlarının dolmasını sağlayan film, 50,3 milyon dolar gelir elde etti. "Avatar"ın, 4 hafta boyunca ABD ve Kanada’daki toplam hasılatı ise 430,8 milyon dolara ulaştı.
Bunun yanında, yönetmeni James Cameron’un ününe ün katan yapım, "Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü"nün de hasılatını geçerek, dünya genelinde tüm zamanların en çok kazanan ikinci filmi oldu. Tüm zamanların en iyi hasılatını yapan film ise hala, yine Cameron’un elinden çıkan "Titanik" filmi.
-"SHERLOCK HOLMES" DA BEĞENİLDİ-
Geçen hafta ABD ve Kanada’da "Avatar"dan sonra en fazla "Sherlock Holmes" ilgiyle izlendi. Söz konusu hafta 16,5 milyon dolar kazanan film, vizyona girmesinin üzerinden geçen üç haftada da 85,3 milyon dolar hasılat elde etti. ABD ve Kanada’da geçen haftanın üçüncüsü ise hem çocukların hem de büyüklerin beğenisini kazanan "Alvin ve Sincaplar-2 (Alvin and the Chipmunks: The Squeakquel)" oldu. Üçüncü haftasına giren film, şimdiye kadar toplamda 178,4 milyon dolar gelir elde etti.
Haftanın en fazla izlenen diğer filmleri ise sırasıyla şöyle: "Daybreakers", "İlişki Durumu: Karmaşık (It’s Complicated)", "Aşka
Yolculuk (Leap Year)", "The Blind Side", "Aklı Havada (Up in the Air)", "İsyankar Gençlik (Youth in Revolt)", "Prenses ve Kurbağa (The Princess and the Frog)"

Avatar ırkçılık tartışması yarattı

"Avatar olmak istiyorum"


Ülkede 4 haftadır gösterimde olan "Avatar" 58 milyon dolarlık gişe hasılatıyla, Film listesinde birinci sıradaki yerini koruyor.
Bilim kurgu masalı olan ve "Pandora" adlı bir uyduda geçen "Avatar" filminin hayranlarının oluşturduğu, "naviblue.com" sitesi ise filme yönelik hayranlığın çılgınlığa dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Sitede "Avatar" olmak istediğini söyleyenler, yüzlerini Avatar’lar gibi maviye boyayıp fotoğraflarını koyanlar, "Avatar" hayranlarına ne denmesi gerektiğine dair oylama yapanlar, hatta Avatar’ın oyuncak bebek koleksiyonculuğuna şimdiden başlayanlar bile var.
Birleşik Krallık’ta hem 2 hem de 3 boyutlu olarak izlenebilen filmin galası, başkent Londra’da yapılmıştı.

"Avatar olmak istiyorum"

Ümit Ünal ve Hakan Karahan dan bambaşka bir film...


Özgün senaryosu Ümit Ünal’a ait olan, yapımcılığını Hakan Karahan’ın üstlendiği “Kaptan Feza”, 15 Ocak’ta seyircisiyle buluşuyor. Yönetmenliğini Ümit Ünal’ın yaptığı filmin başrollerini, Hakan Karahan, Meral Okay, Ahmet Mümtaz Taylan, Mine Tugay ve çocuk oyuncu Dila Bölükbaş paylaşıyor.
Film, bir Yeşilçam aktörü olan babasına tıpatıp benzeyen Ömer’in bugünkü yaşamını konu alıyor. Ömer’in, 6 yaşında küçük bir kız çocuğu olan Asu ile yollarının kesişmesi ve kızın onu gerçekten uzay kahramanı “Kaptan Feza” zannetmesi ile başlayan senaryo, aslında bir mafya tetikçisi olan Ömer’in küçük kızın masumiyetini ve hayallerini yıkmamak için bir uzay kahramanı gibi davranması ile devam ederek , 24 saat içinde gerçekleşen dramatik bir hikayeyi anlatıyor.
Bir yandan mafya hesaplaşmasının içinden sağ salim çıkmak, diğer yandan da küçük bir çocuğun hayallerini yıkmamak ve yakınlarıyla onu korumak arasında kalan filmin kahramanı Ömer’in, kalplere dokunan hikayesi bütün samimiyeti ile beyazperdeye yansıyacak.
“Kul kurar kader gülermiş”
Film, insanın kendi kaderi karşısında duramayacağını ve yazgısını değiştiremeyeceğini hayatın çok içinden bir Hikaye ile anlatıyor. Filmin müziklerini Alper Erinç ile birlikte yapan Candan Erçetin ise, son albümünde de yer alan “Kader” adlı şarkı ile “Kaptan Feza”ya şiirsel bir tat katıyor.
70’li yılların kült uzay filmlerine de göndermeler yapılan “Kaptan Feza”da, ilgi çeken bir başka konu ise filmin günümüzde çekilmesine rağmen, bazı bölümlerin o yılların teknik imkânları yansıtılarak işlenmesi. Bu bölümler, filmin içinde Film olarak kullanılıyor ve günümüzde geçen esas filme de adını veriyor.
Narsist Film” ve “İmaj” ortak yapımı olan filmin oyuncu kadrosunda Mustafa Uzunyılmaz, Umut Karadağ, Candaş Söz, Ebru Akıncı, Selim Demir, Ayhan Bozkurt, Uğur Karakartal, Sami Ovadya, Ata Şeyhler, Nezahat Doğan, Serdar Eder, Koray Özduygu ve Orhan Sürek bulunuyor.
Aksiyon – drama türündeki filmin çekimlerini ödüllü görüntü yönetmeni Feza Çaldıran gerçekleştiriyor, uygulayıcı yapımcılığını ise Candan Erçetin üstleniyor.

Ümit Ünal ve Hakan Karahan’dan bambaşka bir film...

25 Türk filmi Amsterdam da

Yedi Tepe Vakfı'ndan verilen bilgiye göre, Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da 19-21 Mart arasında yapılacak festivalde, bağımsız Film ve önemli stüdyo yapımlarından oluşan 25 Türk Filmi izleyicilerle buluşacak.İzleyicilere daha önce Avrupa'da gösterilmemiş birçok Türk filmini izleme olanağı sunacak festivalde, Bahadır Karataş, Raşit Çelikezer, Yeşim Ustaoğlu, Mahmut Fazıl Coşkun, Atalay Taşkent, Tolga Örnek gibi genç sinemacıların filmleri de izleyicilerle buluşacak.Festivalde, Türkiye'nin son dönemlerde yetiştirdiği en önemli yönetmenlerinden biri olan, filmlerinde Türk kültürüne özgü şehir yaşamı, insan ilişkileri ve göç gibi değişik konuları işleyen Çağan Irmak için özel sunum yapılacak.Ünlü Yönetmen ve eleştirmenlerin katılımıyla, Türkiye'de film üretimi, dünya film tarihinde Türk filmlerinin yeri ve Türk film dünyasının avantaj ve dezavantajları gibi konularda forum ve konferansların düzenleneceği festivalde, Türkiye'den ve Hollanda'dan çok sayıda müzisyen ve dansçının katılacağı özel bir Müzikal sergilenecek.İki ülke arasında yeni bir köprü vazifesi üstlenmesi beklenen ve üç gün sürecek Festival, Türk Hava Yolları sponsorluğunda, Yedi Tepe Vakfı tarafından düzenlenecek.
25 Türk filmi Amsterdam'da

Başı kapalılar terörist sanılıyor


BASIN TOPLANTISINDAN FOTOĞRAFLAR
Filmin basın tanıtımı ise önceki gün Sultanahmet’teki Arcadia Otel’de yapıldı. Almanya’da İslamcı yatırım şirketlerine para kaptırıp, mağdur olan Müslümanlar’ın dramını konu alan filmin senaristi ve yapımcısı Kadir Sözen, senaryoyu gerçek Yaşam öykülerinden esinlenerek yazdığını, çalışmalara başlamadan önce Almanya’da yaşayan ve bu tür şirketlere para kaptıran ailelerle konuştuklarını söyledi. Filmde türbanlı bir kadını canlandıran Fahriye Evcen ise “Tüm başı kapalıların fundamentalist ya da terörist gibi algılanmasına karşıyım. Özellikle Almanya’da başı kapalılara bu önyargıyla bakıyorlar. Filmde bunu da gösteriyoruz. Eleştirilere açığız. Bu tarz şeylerin üstüne cesurca gitmek gerek” diye konuştu. 4 milyon Euro’ya mâl olan Film, 7 Mayıs’ta vizyona girecek.









Başı kapalılar terörist sanılıyor

Ona büyük bütçeli bir şaka geliyor


Tiyatro ve Sinema dünyasının iki ünlü ismi Kerem Alışık ile Yavuz Bingöl, “SASıN Film” adında bir yapım şirketi kurdu. Ünlü Türk yazarlarının eserlerini sinema perdesine taşımayı hedefleyen iki yakın arkadaş, ortaklık hikâyelerini Kelebek’le paylaştı...
? “SASıN Film”, adını Sadri Alışık’tan ve Yavuz Bingöl’ün kızı Sinem’den alıyor. Peki ortak bir Film şirketi kurma fikri nasıl ortaya çıktı?Kerem Alışık: Ben, bir film şirketi kurma konusunda çok geç kaldım. Bir okulum, bir tiyatrom var ama bir türlü sinema sektörünün içine giremiyordum. Oysa Sadri Alışık çatısı altında bir sinemanın olması kaçınılmaz bir durum. Yavuz’la Tiyatro yapmaya başlayınca, bunu çok sık konuşmaya başladık. Yavuz da bir yapım şirketi kurmayı istiyordu. “72. Koğuş”un tiyatro provaları devam ederken, Yavuz “Gel Kerem, bu 72’nin filmini çekelim” dedi. Düşündüm, çok iyi fikir olduğuna karar verdim ve ekibe “Arkadaşlar bu oyunun filmini yapmaya karar verdik” dedik. Bu kararımız doğrultusunda birlikte bir film şirketi kurduk.? Ortaklık anlaşması yarı yarıya mı?Yavuz Bingöl: Evet, kazanca da zarara da yarı yarıya ortağız. Sadri Alışık Kültür Merkezi’nin altındaki iki katı aldık. Oraya montaj ve dublaj stüdyoları kuracağız. Okulun öğrencilerinden de faydalanacağız. ? Ortak iş yapmak çok zordur...Y.B: Herkesin ya özel ya da iş hayatında bir kötü insan vardır. O kötü insanla ya çalışmak ya da evlenmek zorunda kalırsın. Kerem de ben de iyi insanlarız. Bu şansı kullanmak zorundaydık. ıki iyi insan bir araya gelince, bir şeyler yapmalı diye düşündüm. Ve iki iyi insan bir yola çıktık. Dürüstüz, vicdanlıyız, samimiyiz, kimsenin hakkını yemedik ama hakkımızı da yedirmeyiz. Kerem’in çok güçlü, geniş bir ailesi var. Benim duruşum da, tavrım da ortada. Bu gücümüzü birleştirmek istedik. BU ORTAKLIKTA ANNE ROLÜ BÜYÜK? Evet, bu birliktelik sinema sektörü adına hayırlı uğurlu olsun...K.A: Ben hem Sadri Alışık Tiyatrosu’nun hem de “72. Koğuş”un uğuruna çok inanıyorum. Bu yüzden ortak ilk film projemizin bu olmasını istedik. Y.B: Tabii burada anneleri göz ardı etmemek gerek... (Gülüyor)? Aaa evet, ikiniz de annenize çok düşkünsünüz. Annelerin bu ortaklıkta katkısı nedir? Y.B: ıkimizin bir araya gelişinde Çolpan ılhan’ın ve benim annemin çok büyük katkısı vardır. Mesela benim annem, “Onu evladım gibi görüyorum, onunla yürü, başarılı olursun” dedi.? Çolpan Hanım, Yavuz’la ilgili ne söyledi Kerem?K.A: Annem Yavuz’la Dizi yaptığı için, onu çok daha iyi tanıyor. Annemin Yavuz’u çok sevdiğini biliyorum. Ben Yavuz’un annesiyle tiyatroya geldiğinde karşılaştım. Sanki yıllardır tanışıyor gibiydik. O kadar sıcak bir enerji oldu ki aramızda, bizim bir araya gelmemizde bu enerjilerin de mutlaka payı olmuştur.? SASıN Film olarak bir misyonunuz olacak mı?K.A: Tabii ki olacak. Mesela Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Nazım Hikmet’in yanı sıra yeni dönemden Buket Uzuner gibi yerli yazarların edebi eserlerinden her yıl bir film yapmak istiyoruz.Y.B: Kerem, tiyatrosunda hep yerli yazarların edebi eserlerini sahneye koyuyor. Böyle bir misyonu var. Bizim derdimiz de Kerem’in tiyatroda yaptığını, sinemaya taşımak.72. KOğUş’UN FıLMı SONBAHARDA VıZYONDA? Ortaklar arasında zaman zaman kavga da olur, ki para her zaman kavga sebebidir...Y.B: Evet ama ikimizin de parayla işimiz olmadı. Kerem’in çok büyük hırsları olsaydı, Sadri Alışık Kültür Merkezi, bugün Beşiktaş Kültür Merkezi gibi olurdu. Biz her zaman mesajı olan bir şirket olacağız. Abuk sabuk bir film yapıp da, “Bu filme 3-4 milyon kişi gelir, para kazanırız, yapalım” derdinde değiliz.? Yani gişe filmi yapmanın derdinde değilsiniz...Y.B: Mutlaka gişe filmi de yapacağız ama bir denge oluşturacağız. Derdi olan filmler çekmeye çalışacağız.K.A: “72. Koğuş” tamamıyla sanat filmi gibi görünse de o denklemi kuracağız, yani gişesi de olacak. ? “72. Koğuş”un filmi ne zaman çekilecek?K.A: Mayıs gibi. Biket ılhan çekecek. 2010 sonbaharında da vizyona girecek.
YILMAZ’A BÜYÜK BÜTÇELı BıR şAKA YAPACAğIM
? Yavuz, Yılmaz Erdoğan’ın sana yaptığı şu şakanın aslını anlatır mısın?Yavuz Bingöl: Yılmaz’ın Catherine Deneuve hayranı olduğunu biliyordum. Bundan bir yıl önce Bosna Hersek’e gitmiştim. Nuri Bilge Ceylan ve Zeynep Özbatur’la oturuyorduk. O gün Yılmaz’la bir telefon trafiğimiz oldu. O sırada da yanımızda tercümanlık yapan bir kız vardı. Yılmaz’la konuşurken aklıma muziplik geldi ve “Yılmaz bak yanımda Catherine Deneuve var” deyip, telefonu o tercümana verdim. Kız, Catherine Deneuve gibi Yılmaz’la konuştu. şaka olduğunu öğrenince Yılmaz “Bunun acısını senden çıkarırım” dedi, konu kapandı. Aradan tam bir yıl geçti...? Tabii siz her şeyi unuttunuz...- Evet... Neyse, bir gece saat 02.30 civarında, cep telefonumda bir cevapsız arama gördüm. Bir baktım, Zeynep Özbatur. Yani Nuri Bilge Ceylan’ın yapımcısı... Sabah ararım dedim. Sabah kalktım, Sanem Altan aradı, “Yavuz’cuğum Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filminde oynuyormuşsun” dedi. Öyle söyleyince kafam Zeynep’in aramasına takıldı. Sanem’den sonra Yılmaz’dan, “Gözün aydın köftehor, Doktor karakterini sen oynuyorsun” diye mesaj geldi. Ve tam bir hafta bu oyunu yedim. ? Sonra nasıl öğrendin?- Sonra Yılmaz’dan “Catherine Deneuve’e selam söyle” diye mesaj geldi ve anladım. (Gülüyor) Yılmaz’a fena bir şey düşünüyorum. Bu kez prodüksiyonlu, büyük bütçeli bir şaka yapacağım.
SONGÜL SADECE ARKADAşIM
? Kerem, Songül Öden’le Aşk yaşadığın doğru mu? ılişkinizi sakladığın için Songül’ün seni terk ettiği haberleri çıktı...Kerem Alışık: Songül Öden’i “Kadıncıklar” oyunundan beri tanıyorum. Songül benim arkadaşımdır, öyle yazıldığı gibi başlayıp biten bir şey asla olmamıştır. Biz duygusal anlamda bir şey yaşamıyoruz. Ama sıcak bir arkadaşlık ilişkimiz vardır. Bunun dışındaki Haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Arkadaşlık ilişkimizin her zaman olduğunu, olacağını söyleyebilirim. Bundan sonra bu arkadaşlık ilişkisi içerisinde bizi bir yerlerde görebilirsiniz.
Ona büyük bütçeli bir şaka geliyor