Showing posts with label seksi. Show all posts
Showing posts with label seksi. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Egoyan dan seksi bir kara film

İSTANBUL - Aldatıldığından şüphelenen jinekolog Catherine kocası David’i denemek için Sosyete fahişesi Chloe’yi kiralar. Chloe, parasının karşılığı olarak David’i baştan çıkarır ve gelişmeleri Catherine’e aktarır. Ama bir süre sonra çekici Chloe’nin etkisine sadece kocası değil Catherine de girecektir.
İstanbul Film Festivali’nin Akbank Galaları bölümünde gösterilen Kanadalı Yönetmen Atom Egoyan imzalı ‘Chloe’ (Büyük Hata), Anne Fontaine’in 2003 yapımı filmi ‘Nathalie’nin serbest bir uyarlaması.
Kocasının flörtlerinden bıkan Catherine’nin oğluyla da iletişimi neredeyse sıfırıdır. Bütün o konforlu yaşamına rağmen Catherine mutsuz ve huzursuzdur. Catherine’nin hayatını derinlemesine sorgulamasına neden olan Chloe, aynı zamanda o rutine dönen evliliğini ve yaşamını da hareketlendirir.
Burjuva ailenin sorunları, orta yaş bunalımı, yıllar geçtikçe cinsel ilişkinin azalması gibi temalar etrafında şekillenen ‘Büyük Hata’, Chloe ile birlikte ikinci bölüme doğru rotasını film noir (kara film)’a ve gerilime çeviriyor.
Catherine, başta kocasından şüphelendiği için kiraladığı Chloe’den kendisi de etkilenir. Onun genç ve çekici vücudu, kocasının da böyle bir güzellikten etkilenmesi düşüncesiyle daha da güçlü bir meta haline, ikili ilişki de üçlü bir ilişki haline gelir. Chloe Catherine’e kocasıyla yaptıklarından bahsettikçe Catherine’nin Chloe’ye olan ilgisi daha da artar. Çekimi artıran Chloe’nin güzelliği mi yoksa kocasının Chloe’de sevdiği şeyler midir? Filmin sonlarına doğru netleşen bu sorunun cevabı zaten karakterlerinin asıl tutkun oldukları şeyler hakkında da seyirciye ipucu vermiş oluyor.
Tutku, saplantı ve kuşku arasında sıkışan bu karakterlerin tahlili filmin meramını açıklıyor dolayısıyla. Catherine’nin asıl isteği ve Chloe’nin asıl isteği netleştikçe Hikaye de çözümleniyor. Asıl hikaye, David ve Catherine arasında iken birden Chloe ve Catherine arasında bir hikayeye dönüşüyor. Ve daha sonra oğullarının da dahil olmasıyla iki kişinin başrolde olduğu dört kişilik bir Oyun başlıyor.

Öykü ilerledikçe psikolojik gerilim seviyesi ve erotizm de artıyor ve Egoyan, yönetmenliğini bu geçişte ustaca sergiliyor. Fransız Yeni Dalgası, özellikle Claude Chabrol sinemasını hatırlatan öykü bir yerden sonra Alfred Hitchcock sinemasına selam çakıyor.
Mekan kullanımı konusunda çok başarılı olan filmde Egoyan atmosfer yaratmaktaki becerisini de bir kez daha gösteriyor. Filmdeki Mekanlar, ev, Kafe, muayenehane ve sera mekan olmaktan çıkıp alt metinlerle yüklü işlevsel yerlere dönüşüyorlar. Estetik açıdan, Egoyan’ın en çok 2005 yapımı ‘Where the Truth Lies’ filmine yakın olan ‘Büyük Hata’da oyunculuklar da çok iyi.
Beyazperdenin en yetenekli isimlerinden Julianne Moore, her zaman olduğu gibi - Next, The Forgotten gibi saçmalıkları unutursak!- Büyük Hata’da da muhteşem. ‘Far from Heaven’ (Cennetten Çok Uzakta), ‘The Hours’ (Saatler) gibi filmlerinden antrenmanlı olduğu mutsuz kadın rolünde kariyerinin en iyi performanslarından birini daha veriyor. Ama filmin asıl sürprizi Amanda Seyfried. ‘Mamma Mia’ ve Jennifer’s Body ile yıldızı parlayan Seyfried, Chloe rolünde hem kaybeden hem de tuttuğunu koparan olmayı başarıyor ve iyi oyunculuğuyla güzelliğinin ötesinde de bir şeyler olduğunu kanıtlıyor.
Sonuç olarak Egoyan, ‘The Sweet Hereafter’, ‘Where the Truth Lies’gibi başyapıtlarının yanına çok iyi bir film daha ekliyor. Hem görselliğiyle, hem hikayesiyle hem de oyunculuklarıyla ‘Büyük Hata’yı rahatlıkla festivalin izlenmesi gereken filmleri arasında gösterebiliriz.
Egoyan’dan seksi bir kara film

Sunday, February 28, 2010

Aysun basın yüzünden kaçtı

BÜYÜK HIRSLARIM YOK AMA OYUNCULUK HEDEFİM VAR!

10 yıl önce hem Türkiye'nin hem de Avrupa'nın 'En İyi Modeli' seçilen ve 2003'te Türkiye Güzeli olan Tuğba Karaca, kariyerine oyuncu olarak devam etmekte kararlı. Şafak Sezer'le birlikte 'Kutsal Damacana 2: İtmen' filminde rol alan Karaca, "Öyle büyük hırslarım yok benim... Tek amacım kendimi geliştirmek, hayatıma birçok şey katmak" dedi.



TANINMAK İSTEMİYORDUM

Boxer dergisi için objektif karşısına geçen Tuğba Karaca, hakkında merak edilenleri anlattı...



Modellik kariyeriniz nasıl başladı? Biraz o günleri anlatır mısınız?

Bodrum'da tesadüf eseri Başak Gürsoy'la tanıştım. Kendisi benim model olmaya çok uygun olduğumu ve mutlaka bunu yapmam gerektiğini söyledi. "Senin gibi güzel kızlara ihtiyacım var" dedi. O kadar ısrar edince annemle birlikte görüşmeye gittik. Fotoğraflarımı çektiler ve hemen profesyonel kataloğa koydular. Böyle olunca da annem yapılan işe çok güvendi. Aslında yaşım tutmuyordu. O nedenle sözleşmeyi de annem imzaladı. Böylece modelliğe resmi olarak başlamış oldum.



2003 yılında Türkiye Güzellik Kraliçesi seçildiniz. Yarışmayı kazanacak kadar iddialı mıydınız?

Ondan önce 2000'de 'Best Model of Turkey' ve 'Best Model of Europa' seçilmiştim ama hiç tanınmıyordum. Medyatik biri de değildim. Aslında o dönem böyle olmasını ben istemiştim. Pek tanınmak istemiyordum. Çünkü istediğim her şeyi yapabiliyordum. 2003'te Türkiye güzellik yarışması'na katıldım ve kraliçe seçildim.



"Tanınmak istemiyordum" dediniz ama bir yandan da güzellik yarışmalarına katılmaya devam etmişsiniz...

Hayır, o şekilde değil. Demek istediğim, medyatik biri olarak tanınmak istemiyordum. Barlarda gezen, sabahı sabah yapan biri olarak anılmak istemedim. Benim için önemli olan, işimde iyi olmaktı. Her zaman da öyle oldu zaten. Tabii istemeden medyatik olanlar da var. Mesela Aysun Kayacı benim çok yakın arkadaşım. Ortalarda olmayı hiç istemiyor ama yine de medyada haberleri çıkıyor. Sırf bunlardan bunaldığı için yurtdışına gitti ki, rahat etsin biraz.



NORMAL BİR HAYATIM VAR

Şu sıralar neler yapıyorsunuz? Bulunduğunuz yerden memnun musunuz?

10 sene modellik yaptım ve gerçekten çok yoğun geçen yıllardı. Dünyada gitmediğim yer kalmadı ama artık sektör daraldı. Şimdi sunuculuk ve oyunculuğa yönelmek istiyorum. Şafak Sezer'le birlikte 'Kutsal Damacana 2' filmini çektik. Yeni gösterime girdi. Çok güzel bir Film oldu. Şu anda çok mutluyum. Öyle büyük hırslarım yok benim. Tek amacım kendimi geliştirmek, hayatıma birçok şey katmak. Ben aynı zamanda ev hanımıyım. Evimle ilgilenmeyi çok seviyorum. Sabah altıda kalkıp eşimi işe gönderiyorum ve sonra işlerimi toparlıyorum. Gayet normal bir hayatım var ve ben de çok mutluyum.



BİR KERE YÜRÜDÜM HEMEN KABUL ETTİLER

İlk defilenizde Vakko'yla çalışmışsınız. Heyecanlandınız mı, korkularınız oldu mu?

O dönem Vakko'nun elemeleri varmış. Fakat benim haberim yoktu bu elemelerden. Öğrendiğimde de çoktan bitmişti. Başak Gürsoy mutlaka beni de görmelerini istemiş. Beni apar topar görüşmeye çağırdılar. O zamanlar kısacık erkek gibi saçlarım vardı. Bana mini bir etek, altına da topuklu ayakkabı giydirdiler ve yürüttüler. Bir yürüdüm geldim ve 'Tamam' dediler. Normalde üç-dört elemeden sonra seçiliyor modeller ama beni hemen kabul ettiler.



Model olmadan önce Defile izler miydiniz?

O da çok ilginç bir hikayedir. İzmir'de yaşarken Efes Oteli'ne Vakko defilesi gelmişti ve biz de çok merak edip arkadaşlarla izlemeye gitmiştik. Yürüyen bir podyum vardı. Mankenler hareketsiz şekilde duruyorlardı. Çok etkilenmiştim. Deniz Pulaş'ı da ilk kez orada görmüştüm. Çok ilginçtir ki, çıktığım Vakko defilesinde de hareketli podyum vardı ve bu kez ben de üstündeydim. Yanımda da Deniz Pulaş vardı...



MANKENLİĞE HİÇBİR ZAMAN ARA VERMEDİM

Modelliği bıraktığınız söyleniyordu...

Evlendikten sonra ara verdiğim söylendi ama hayır, vermedim. Henüz evliliğimin ikinci ayındayken bile, yurtdışında defilelere katıldım. Bu haberlerden sonra özellikle modelliği bırakmadığımı kanıtlamak için daha da çok defileye çıktım. 2008'de mesleki anlamda bazı şeylere kızdım, kırıldım ve bir süre kendimi başka şeylere yönelttim.



O dönem neler yaptınız?

Oyunculuk ve diksiyon dersleri aldım. Haldun Dormen'le çalıştım. Onun öğrencisi oldum. Bu arada da sunuculuk teklifleri geldi. Zaten hayatınıza nasıl yön verirseniz öyle gidiyor. Şimdi iki senedir 'Mega Magazin' isimli programı sunuyorum. Program Canlı yayınlanıyor ve bu da benim için doğru bir tecrübe diye düşünüyorum. İşin eğitimini aldığım için çok fazla heyecanlanmadım, daha doğrusu korkmadım



* EN seksi SEÇİLDİLER



* DİZİLER NEREDE ÇEKİLİYOR?



* OCAK AYININ KAPAK GÜZELLERİ



* HANGİ ünlü NEREDE OTURUYOR?



* ÜNLÜLER HANGİ TAKIMI TUTUYOR?



* ÜNLÜLERİN BOYLARINI BİLİYOR MUSUNUZ?



* Magazin TURU İÇİN TIKLAYINIZ



* ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ



Aysun basın yüzünden kaçtı

Tuesday, December 29, 2009

SEKSİ YILDIZ NE HALE GELDİ

Longoria, dizinin yeni bölümlerinden birinde bembeyaz saçlı yaşlı bir kadın olarak kamera karşısına geçti. Longoria'ya dizide canlandırdığı Gaby karakterinin 30 yıl sonraki hali için saatler süren bir Makyaj yapıldı. Çekimleri tamamlanan bu bölümde Gaby karakteri torunlarıyla ilgilenen bir büyükanne olarak görünüyor. Eva Longoria'nın oynadığı karakter gelecek sezonlarda yayınlanacak olan bölümlerde iki çocuk sahibi olacak.


SEKSİ YILDIZ NE HALE GELDİ

Saturday, December 12, 2009

SEKSİ YILDIZ RANDEVUEVİNDE

Yeni filmi 'Bad Lieutenant: Port Of Call'da bir hafişeyi canlandıracak olan Eva Mendes rolüne ön hazırlık olarak telekızlarla konuştuğunu açıkladı.Yaptığı görüşmelerin canlandıracağı rolu daha gerçekçi perdeye taşıyabilmek için çok faydalı geçtiğini belirten 35 yaşındaki seksi oyuncu, “Büyük bir evde o mesleği yapan kızlarla tanıştım. Onlardan çok şey öğrendim” dedi.



SEKSİ YILDIZ RANDEVUEVİNDE