İSTANBUL - James Cameron’ın filmi Avatar tüm zamanların en çok kazanan yapımı oldu. Pek çok bakımdan da en çok tartışma yaratan, konuşulan ve anlattığı Hikaye çok çeşitli yönleriyle yorumlanan bir film... Avatar nasıl bir filmdi? Solcu mu, antiemperyalist mi, antimilitarist ya da çevreci mi? Hikaye Irak Savaşı’na bir eleştiri mi?
Bu ve benzeri sorulara pek çok yerde rastlamak, benzer tartışmaları farklı yerlerde izlemek mümkün. Ama Film hakkında yapılan iki farklı yorum, Türkiye’nin son dönemin gündemi ile yakından ilişkili.
Türk Solu Dergisi’nin son sayısında Gökçe Fırat imzalı yazıda, ülkeleri insanlar tarafından istila edilen yerli Na’vi halkının Türkler’le ilişkili olduğu iddia ediliyor. Newede Dersim (Yeniden Dersim) sitesinde Cengiz Kapmaz ise Na’vileri Kürtler’le ilişkilendiriyor.
NA’VİLER Türk MÜ? Gökçe Fırat’ın ‘Na’vi’ler Türk mü? başlıklı yazısında Na’vi halıkının kutsal ağacı ile eski Türkler’deki Gök Ağacı ya da Hayat Ağacı arasında bağlantı kuruluyor:
“Kur’an’da geçen 'Tuba ağacı'nı anımsatsa da aslında bu ağacın kökleri çok çok daha eskilerdedir ve Türk mitolojisinden alınmadır.
Türklere göre Dünyanın bir direği vardır. Yer ile göğü birleştiren bu direk aynı zamanda atalarımızın yaşadığı tipik Türk çadırının da direğine benzer.
Bu, yer ile göğü birleştiren Gök Ağacı, Hayat Ağacıdır. Bu ağaç dünyanın direğidir.
Göğün direğine ‘Bay Terek’ de denir ve kimi kavimlerde bu bir kayın ağacıdır. O nedenle “Bay Kayın” adı da verilir.
Abakan Türklerine göre ise dünyanın ortasında bir demir dağ vardır. Bu dağın üzerinde ise 7 dallı beyaz bir Huş ağacı bulunmaktadır.
Yakut Türklerine göre ise tüm insanlar tek bir ulu ağaçtan beslenir. Doğum tanrısı Kübey Han da bu ağacın kovuğundadır.
Avatar’da seçilen Sahne Türk efsanelerinde ve destanlarında açıkça tarif edilen dünyanın direği olan Hayat Ağacıdır.
Bu ağacın içinde yaşayan mavi derili klan da insan dışı yeni ve farklı bir Canlı türünden çok Türkleri andırmaktadır.
‘İNANÇLARI TÜRKLERDEN’ İnanç sistemi ise kesinlikle Türk anlayışını yansıtmaktadır. Na’viler, o ağacın içinde doğanın bir parçasıdır. Ağaç da tıpkı Na’vi gibi canlıdır, o nedenle kutsaldır, el sürülmez, kesilmez.
Hatta vahşi ve Korkunç yaratıklar olarak canlandırılmış olan hayvan benzeri yaratıklar da canlıdır ve Na’viler onlara da dokunmaz.
Kısacası Na’viler doğanın içinde kendilerini de doğanın bir parçası olarak görürler, doğayla, bitki örtüsüyle, toprakla, suyla, ateşle ve hareket eden tüm canlı türleri ile birlikte, kimseye zarar vermeden yaşarlar.
Na’viler Türk mü Kürt mü?
Bu ve benzeri sorulara pek çok yerde rastlamak, benzer tartışmaları farklı yerlerde izlemek mümkün. Ama Film hakkında yapılan iki farklı yorum, Türkiye’nin son dönemin gündemi ile yakından ilişkili.
Türk Solu Dergisi’nin son sayısında Gökçe Fırat imzalı yazıda, ülkeleri insanlar tarafından istila edilen yerli Na’vi halkının Türkler’le ilişkili olduğu iddia ediliyor. Newede Dersim (Yeniden Dersim) sitesinde Cengiz Kapmaz ise Na’vileri Kürtler’le ilişkilendiriyor.
NA’VİLER Türk MÜ? Gökçe Fırat’ın ‘Na’vi’ler Türk mü? başlıklı yazısında Na’vi halıkının kutsal ağacı ile eski Türkler’deki Gök Ağacı ya da Hayat Ağacı arasında bağlantı kuruluyor:
“Kur’an’da geçen 'Tuba ağacı'nı anımsatsa da aslında bu ağacın kökleri çok çok daha eskilerdedir ve Türk mitolojisinden alınmadır.
Türklere göre Dünyanın bir direği vardır. Yer ile göğü birleştiren bu direk aynı zamanda atalarımızın yaşadığı tipik Türk çadırının da direğine benzer.
Bu, yer ile göğü birleştiren Gök Ağacı, Hayat Ağacıdır. Bu ağaç dünyanın direğidir.
Göğün direğine ‘Bay Terek’ de denir ve kimi kavimlerde bu bir kayın ağacıdır. O nedenle “Bay Kayın” adı da verilir.
Abakan Türklerine göre ise dünyanın ortasında bir demir dağ vardır. Bu dağın üzerinde ise 7 dallı beyaz bir Huş ağacı bulunmaktadır.
Yakut Türklerine göre ise tüm insanlar tek bir ulu ağaçtan beslenir. Doğum tanrısı Kübey Han da bu ağacın kovuğundadır.
Avatar’da seçilen Sahne Türk efsanelerinde ve destanlarında açıkça tarif edilen dünyanın direği olan Hayat Ağacıdır.
Bu ağacın içinde yaşayan mavi derili klan da insan dışı yeni ve farklı bir Canlı türünden çok Türkleri andırmaktadır.
‘İNANÇLARI TÜRKLERDEN’ İnanç sistemi ise kesinlikle Türk anlayışını yansıtmaktadır. Na’viler, o ağacın içinde doğanın bir parçasıdır. Ağaç da tıpkı Na’vi gibi canlıdır, o nedenle kutsaldır, el sürülmez, kesilmez.
Hatta vahşi ve Korkunç yaratıklar olarak canlandırılmış olan hayvan benzeri yaratıklar da canlıdır ve Na’viler onlara da dokunmaz.
Kısacası Na’viler doğanın içinde kendilerini de doğanın bir parçası olarak görürler, doğayla, bitki örtüsüyle, toprakla, suyla, ateşle ve hareket eden tüm canlı türleri ile birlikte, kimseye zarar vermeden yaşarlar.
Na’viler Türk mü Kürt mü?
No comments:
Post a Comment
Note: Only a member of this blog may post a comment.